|
1509 NO LU RİZE ŞERİYYE SİCİLİ IŞIĞINDA RİZE DE SOSYAL HAYAT - II |
|
BİRİNCİ BÖLÜM
1. RİZE TARİHİNE GENEL BİR BAKIŞ 10. "Rize" Kelimesinin Menşei Rize'nin tarih öncesine ait bilgilerimiz sınırlıdır. Yöreye hâkim olan orman dokusu nedeniyle, Rize'nin tarih çağları ile ilgili bilgilere ışık tutacak arkeolojik bulgular da bugüne kadar ortaya çıkarılamamıştır. Rize'nin tarihi ancak komşu illerin ve bölgelerin tarihleri ile bağlantılı olarak ele alınabilmiştir. Rize adının tarih sahnesine ilk çıkışı M.S. V. yüzyıla rastlamaktadır. Rize adının nereden geldiğine dair kaynaklarda değişik görüşler vardır. I. Justinianos’un yönettiği Bizans İmparatorluğu zamanında Rize ili Rhisos adını taşımaktadır . Kolonileştirme döneminde bu bölgede çok miktarda pirinç yetiştirildiğinden, ilin yakınlarından geçen Rhizios çayının ismi kente ad olmuştur. Yine aynı şekilde Rize kasabasının kuzeyinde bulunan derenin etrafında pirinç ekilmekte olduğundan, pirinç anlamına gelen İriziyos adı, Rize için kullanılmıştır . Arrianus’un eserinde “Rhzo” olarak geçmekte ve İrizos ırmağı civarında bol miktarda pirinç yetiştirildiğinden bahsedilmektedir . Bu isimlerden faklı olarak Risso, Riso, Risum ve Rhizaion isimleri de Rize şehri için ad olmuştur . |
|
Devamını oku...
|
|
1509 NO LU RİZE ŞERİYYE SİCİLİ IŞIĞINDA RİZE DE SOSYAL HAYAT - I |
|
Bu çalışmada üzerinde durulan en önemli konu 1509 no’lu Rize Şer’iyye Sicilinin değerlendirilmesidir. Buna bağlı olarak Rize tarihi, sosyal, kültürel ve ekonomik yapısı incelenmiştir. Ayrıca, Osmanlı Devleti’nde kadı, şer’iyye mahkemeleri ve mahkemelere konu olan belge türleri hakkında da bilgi verilmiştir. GİRİŞ Bu çalışmada üzerinde durulan en önemli konu 1509 no’lu Rize Şer’iyye Sicilinin değerlendirilmesidir. Buna bağlı olarak Rize tarihi, sosyal, kültürel ve ekonomik yapısı incelenmiştir. Ayrıca, Osmanlı Devleti’nde kadı, şer’iyye mahkemeleri ve mahkemelere konu olan belge türleri hakkında da bilgi verilmiştir. Osmanlı Hukukunun Genel Yapısı: Osmanlı hukuku günümüze kadar çok tartışılmış bir konudur. Bu konudaki belgelere dayalı inceleme ve tetkikler arttıkça Osmanlı hukukunun genel özellikleri de netlik kazanmaktadır. Bilinen bir gerçek var ki o da Osmanlı hukukunun büyük oranda şer’i hukuka ve bunun yanında örfî hukuka dayandığıdır. |
|
Devamını oku...
|
|
1509 NO LU RİZE ŞERİYYE SİCİLİ IŞIĞINDA RİZE AİLESİ İLE İLGİLİ BAZI BULGULAR |
|
Bu çalışmada, Osmanlı Dönemi Rize Ailesi ile alâkalı bulguları ilk elden kaynakları kullanarak değerlendirmeye çalıştık. Hicrî 1330-32 (Miladî 1911-13) tarihleri arasını kapsayan 1509 No’lu sicil ışığında, XX. yüzyıl başında Rize’de aile hayatının çeşitli yönleri ile ilgili bulguları aşama aşama ele aldık. Ailenin oluşum sürecinden dağılmasına kadar geçen süreçte elde ettiğimiz bulguları değerlendirdik. Ayrıca ailenin dağılmasından sonra ortaya çıkan sosyal güvenlik kurumlarının işleyişlerini inceledik. Osmanlı Rize ailesindeki eşlerin statülerini örnekler ışığında değerlendirmeye çalıştık. |
|
Devamını oku...
|
|
Bu çalışmada, Osmanlı Döneminde Rize’deki ticaret hayatı ile alâkalı bulguları ilk elden kaynakları kullanarak değerlendirdik. Hicrî 1330-32 (Miladî 1911-13) tarihleri arasını kapsayan 1509 no’lu sicil, ışığında XX. yüzyıl başında Rize’ye ait bu bulguları örneklerle ele aldık. O dönemdeki Rize insanın geçim kaynakları ve ticarî faaliyetlerinden, kullanılan paranın değerine, borç-alacak ilişkilerine, vakıfların ve eytam sandıklarının ticarî hayattaki rolüne kadar değerlendirmelerimizi örnekler ışığında aktarmaya çalıştık. Anahtar Kelimeler: Rize, Şer’iyye Sicilleri, Tarih, Osmanlı, Ticaret. |
|
Devamını oku...
|
|
TÜRK KÜLTÜR TARİHİ BAKIMINDAN ARŞİVLERİMİZİN ÖNEMİ |
|
NEJAT GÖYÜNÇ Zaman zaman yurdumuzun yer-altı ve yer-üstü servetlerinden söz edilir, bunların değerlendirilmesi yapılarak, kah işletemediğimiz, onaramadığımız için üzüntü duyulur, kah Allah'ın yurdumuza bahş ettiği bu lutuf ve bereketten doğan kıvanç ve öğünç paylaşılır. Lakin, aslında yer-yüzünde olmakla beraber, zenginliği, ehemmiyeti, toplumumuza maddi ve manevi sahada sağlayabileceği faydaları çoğunluğun meçhulü olduğu, bazan sandıklar içinde, bazan rutubetli yerlerde bizlere, insan yüzüne, temiz havaya, güneşe hasret kaldıkları için, saklı, gizli, gözlerden ırak bir hazinemiz daha vardır : Türkiye Arşivleri ve içerisindeki bakım bekleyen, tozdan, nemden sahifelerini bazan dantela gibi işleyen kurtlardan arınmaya muhtaç, ancak bir kısmının sayısı hakkında tahminler yürütülebilen bir yığın evrak, tam deyimi ile ''yükte hafif, bahada ağır'' bir sürü kağıt parçası. Onları bir yandan küçük kitap böcekleri kemirir, karınlarını doyururken, diğer taraftan bir kısım dostları onların açlığı, özlemi içerisindedirler; bu zararsız yaratıklar onları deşememe, değerlendirememenin çâresizliği içerisinde yanar, tutuşurlar. Belgeler ve okuyucuları, engin sessizlik ve sabırla bekleyişleri içerisinde maksat bakımından biribirlerine zıt iki kutup teşkil ediyor gibi görünürler. Halbuki, onları, aslında biribirlerinin gönüllerinde yatan, kavuşacakları günü, ânı bekleyen bahtsız sevgililere benzetmek daha doğru olur. |
|
Devamını oku...
|
|
1509 NO'LU RİZE ŞER'İYYE SİCİLİ IŞIĞINDA RİZE'DEKİ VAKFİYELERLE ALAKALI BAZI BULGULAR |
|
Vakıf, kelime olarak "hapsetmek, alıkoymak, durdurmak" manalarına gelmektedir. Hukukî manada ise; "bir şeyin faydalanma hakkının veya mülkiyetinin kamu yararına tahsis edilerek devamlı olarak başkalarının mülk edinmelerini engellemek, yani mülkiyetin Allah'ın rızasını kazanmak ve insanlara faydalı olmak gayesiyle kamu yararına tahsisi" demektir. Başka bir ifadeyle vakıf, hukukî bir akit olup; bununla, bir kimse Allah'a yakın olma gayesiyle menkul veya gayrimenkul, mülk veya emlâkini dinî, hayrî ve sosyal bir gaye için müebbeden tahsis etmektir Vakıflar başlangıçta ferdi ihtiyaçların giderilmesi amacıyla ortaya çıkmışken daha sonraları, bu müesseseye ilgi gösteren milletlerin sosyo-kültürel yapısı, ihtiyaçları, eğilimleri ve zenginliklerine göre gelişerek hayatın her safhasında yerini almıştır. Özellikle Osmanlı’da, hem ferdi hem de devleti ilgilendiren bir yaşam biçimi haline gelmiştir. |
|
Devamını oku...
|
|
Ekşioğlu Yakup Ağa ve karındaşı Süleyman Ağa Ekşioğlu Abdi Ağa ve yeğeni Mustafa Ağa Homeze karyesinden Ekşioğlu İbrahim Ağa Ekşioğlu Mehmed Ağa, Ekşioğlu Hasan Ağa’nın oğlu Dursun Ekşioğlu Beşir Ağa’nın oğulları Apancene köyünden Hasan Osmanoğlu Mehmed ve oğulları Apancene köyünden Selmanoğlu Hurşid ve oğlu Cevahir |
|
Devamını oku...
|
|
1509 NO LU RİZE ŞERİYYE SİCİLİ KONU İNDEKSİ |
|
1509 NO'LU RIZE ŞER'İYYE SİCİLİ KONU İNDEKSİ |
|
Devamını oku...
|
|
Karadeniz’le ilgili en eski anonim kitaplarla seyahatnameler ve bu bölge ile ilgili olarak kaleme alınan eski eserlerin tamamında zengin maden yataklarının varlığından sözedilir. Bu bilgiler Mahmut Goloğlu'nun "Türkün Milli Devleti Pontus" ve Mehmet Bilgin'in "Sürmene Tarihi" ve "Doğu Karadeniz Tarih, İnsan, Kültür" adlı eserlerinde kapsamlı olarak ele alınmıştır. Bu bilgilerden çıkan ilk sonuç, MÖ. 2000 yıllarında Anadolu'da varlıklarını sürdüren Etilerin demir çelik ihtiyaçlarının Trabzon taraflarından karşılandığı şeklindedir. Yani Karadeniz'de 4.000 seneden beri madencilik vardır ve dahası madencilik yapılmaktadır. Yakın zamanlarda bilhassa Maden Tetkik Arama Enstitüsü'nün yayınladığı raporlarda ve maden haritalarında Karadeniz bölgesinin zengin maden yataklarına sahip olduğu yeniden tespit edilmiştir. Rize ili dahilinde olarak bunlar, Çayeli Madenköy sahası, Fındıklı Kartiba sahası, Ardeşen Ayder sahası, Fındıklı Kube mahallesi sahası, Ardeşen Issızdere sahası, Fındıklı Aslandere, Salma sahası, Çamlıhemşin Topluca sahası, Ardeşen Bayırcık sahası, İkizdere Memişoğlu, Keçikayası sahaları, Ardeşen Başmahalle Sahası olarak verilmiştir[1]. |
|
Devamını oku...
|
|
An Overview of Rize's History... CULTURAL DETAILS OF RIZE An Overview of Rize's History The ancient geographer Strabo of Amasya (66 B.C.-21 A.D.) states in his famous treatise, Geography, that in the mountains south of Trabzon and Giresun lived the Tibarenes and in former times the Tzans, also known as the Macrons. He goes on to write that after Trabzon comes the Colchis region, in the upper stretches of which lies the highly rocky Mt. Skydises, joined to the Moskhia range and its hills occupied by the tribe of Heptakometes. The first written mention of Rize is made by Arrianus in a work named Periplo (Ship's Voyage). Dated at 131-132 B.C., the work records how its author, the governor of Cappadocia, made an inspection tour of the Eastern Black Sea territories that were part of his jurisdiction, first visiting the Roman Empire's Eastern Anatolian frontier garrisons before pushing on to the Black Sea coast in the Trabzon (Trebizond) region. Although Arrianus describes the entire coast east of Trabzon, we will confine ourselves to his remarks on the region that concerns us here. |
|
Devamını oku...
|
|
|