|
24. Ticarî Hayat İktisat tarihi açısından da şer’iyye sicilleri bulunduğu yerin ticaret hayatı hakkında günümüzü aydınlatması açısından birinci elden orijinal tarihi vesikalardır. XV. asır ile XX. asırlar arasında Türk halkının ve özellikle de Anadolu halkının hayat ve geçim tarzı, memlekete dışarıdan giren ve yine memleketten dışarıya çıkan eşya, yetiştirilen tarım ürünleri, Anadolu’da mevcut meslek ve sanat çeşitleri, hukuk ve ceza davalarındaki tazminatların miktarı ve cinsi, para arzı ve çeşitleri, paranın tarihi seyri ve kısaca bütün iktisada dair mevzular şer’iyye sicillerinin incelenmesinden sonra tam olarak öğrenilebilir. Öte yandan son zamanlarda yerli ve yabancı araştırmacıların, daha ziyade Osmanlı şehirlerinin tarihini incelemede yoğunlaştığı görülmektedir . Ana kaynak olarak genellikle tahrir defterleri ile mahkeme sicillerinin kullanıldığı bu tür çalışmalar, gün geçtikçe artmaktadır. Bu artışa rağmen, tetkik edilmeyi bekleyen pek çok şehir ve dönem söz konusudur. Kaldı ki, bu araştırmaların çoğunun tahrir defterlerine dayanmış olması, şehirli nüfusun ve özellikle kentlerde yaşayan kişilerin iktisadî hayatı hakkında yeterli bilgi sahibi olmamızı engellemektedir. Bu sebeple Rize’ye ait bu sicildeki iktisadî hayata dair bilgileri değerlendirmek büyük önem taşımaktadır.
Rize kazasının ekonomik faaliyetleri genel olarak tarım, hayvancılık, ticaret, endüstri ve balıkçılıktır. Bunun yanısıra Rize ve çevresinde senede 40 bin top kadar ince ve kalın gömleklik keten bez imal edilir ayrıca ketenden peşkir (havlu), döşek çarşafı, senelik 15 bin toptan fazla şal tabir olunan yün kumaş dokunurdu. Bu ürünler Erzurum, Bağdat, İstanbul, Mekke-i Mükerreme ve sair yerlere satılırdı. Ayrıca, kaza dahilinde el peşkiri ve yün şal imalatı ile makaracılık, bıçakçılık ve kundakçılık sanatları icra edilmekteydi . Nitekim öküz, manda, at, merkep ve inek gibi büyük baş hayvanlar da yetiştirilmekteydi . 1890 yılı başlarında Cuinet’in verdiği bilgilere göre, Rize’de tarım fazla gelişmiş seviyede değildi. Dışarıya çok az miktarda fındık, fasulye ve kenevir ihraç edilmekteydi. Ayrıca Atina (Pazar) kazasında pirinç üretilmekteydi. Küçük yelkenlilerin imal edildiği küçük atölyeler bulunuyordu. Sahil boyunca balıkçılık yaygındı . Ali Cevad, Rize’de halkın bakırcılık ve balıkçılık yaptığını ayrıca yunus balığından elde edilen balık yağının da yörenin önemli ürünleri arasında yer aldığını belirtmektedir . Bütün bunlara rağmen Rize’nin geçim kaynaklarının yeterli olmadığını ve halkın geçimini gurbetten temin etmeye çalıştığı bir gerçektir. Nitekim sicilden tespit ettiğimiz kadarıyla Rize’de yaşayan insanlar geçimlerini bulundukları yerde temin edemiyorlardır. Rize’nin arazisi tarıma el verişli olmadığından, halk geçimini sağlamak için çeşitli şehirlere gitmiştir. Bunlar arasında yurt dışına çıkanlar da vardı. Örnek vermek gerekirse, Rize’nin Ğotoz (Pekmezli) köyünden Konioğlu Ahmet bin Şaban mahkemeye gelip, geçimini sağlamak için gittiği İstanbul’da Kasımpaşa’da Kışla mevkii İskelesinde 63 numarada kayıtlı sahip olduğu bir çift piyade kayığını satmak istemiştir . Rize’nin Müftü mahallesinden Molla Ahmedoğlu Mustafa bin Salih eşini terk edip çalışmak için İstanbul’a gitmiştir . Bunun yanısıra Rize’den Rusya’ya, Romanya’ya ve diğer ülkelere gidenler tacirlik, fırıncılık, balıkçılık, tütüncülük, bıçakçılık ve taşçılık gibi zanaatlarla uğraşmışlardır . Örneğin Rize’nin Kanboz (Selamet) köyünden Taşçıoğlu Sabit bin Mustafa eşini boşayıp, Rusya’ya çalışmaya gitmiş , Rize’nin Fosa (Köprülü) köyünden olup Romanya/Ayakça’da vefat eden bir kişinin mirası taksim edilmiş , Batum’da mukim tüccardan Rizeli Güzel Osmanzâde Mahmud Kerim Efendi bin Osman Efendi vekil olarak tayin edilmiş , Balık avı için Romanya'nın Sene kazasından dönen Mustafa Reis'in kayığında balık ağlarından başka esliha-i memnua bulunmadığına dikkat çekilmiştir . Örnekleri çoğaltmak mümkündür. Osmanlı Devleti’nde para incelendiğinde gitgide değerini kaybeden bir seyir görülmektedir. Örneğin XX. Yüzyılın hemen başında Osmanlı’nın asıl para birimi olan akçe tedavülden kalkarak yerini kuruş-paraya bırakmıştır. Paranın değer kaybı bazen de ayarında düşüş olarak kaydedilmiştir. İncelediğimiz sicilde akçenin henüz tedavülden kalkmamış olduğu ancak, son dönemini yaşadığı açıkça belli olmaktadır. Bu nedenle o dönemde Rize’de büyük oranda kuruşun kullanıldığı görülmektedir. 1509 no’lu sicile göre Rize’de kullanımda olan diğer para çeşitleri şunlardır: Akçe, Kuruş, Para, Lira-i Osmani, Yüzlük Mecidiye Altını. Rize’de kullanılan paranın değerini anlamak için yapılan işlemlere göz attığımızda; Kadınların boşanma sebeplerinden biri nafakasının karşılanmamasıdır. Kadının bir günlük ihtiyacı için talep ettiği ya da kendisine takdir edilen miktarın ortalama 30 para ile 1 kuruş arasında olmasına karşın, bir kara sığır inek 4 adet Osmanlı (4 adet yüzlük mecidi altın) lirasına satıldığı görülmektedir . Emineddin mahallesinde olan ve sınırları 150 arşınlık bir arsanın o tarihte 3000 kuruşa satıldığı belirtilmiştir . Anzer-i Süfla karyesinin Köseli yaylağında bir ahır, bir sofa ve bir metbah-ı şamilden oluşan evin aynı köyden olan Küçük Alioğlu Süleyman tarafından yıkılması sonucunda ortaya çıkan enkazın bedeli olarak 9 Lira-i Osmani ilgililerden talep edilmektedir . Bayburt’lu olup Peşeyan mahallesinde misafir olarak kalan Lazoğlu Hüseyin bin Mahmud sahip olduğu mülkün sınırlarını da belirterek 50 Lira-i Osmanî’ye sattığı görülmektedir . Hortoz mahallesinden Laz Mahmudoğlu Ali bin İsmail, oğlu olan Süleyman’ın haksız yere bazı mallarının zapt edildiğini bildirmiştir. Zapt edilen bu mallar değerleri ile birlikte sicilde kaydedilmiştir. Bu mallar şunlardır: 2,5 yaşında 15 lira değerinde ester (katır), 11 yaşında 2 adet 15 lira değerinde ester, 1,5 kıyyelik (okka) 20 kuruş değerinde nuhas (bakır) gügüm, 1,5 kıyyelik 20 kuruş değerinde nuhas kazan, 2,5 kıyyelik 35 kuruş değerinde nuhas kazan, 10 kuruş değerinde nuhas sahan, 20 okka ağırlığında 300 kuruş değerinde 2 adet yün şilte, 60 kuruş değerinde kantar, 25 kuruş değerinde demir balta, 100 kuruş değerinde şalvar, 50 kuruş değerinde başlık . Kayıtlarda geçen bu alış-verişlerden ilgili döneme ait, paranın değeri konusunda bir fikir ortaya koymamız mümkündür. Bunun yanı sıra Kadının nafakasını temin edebilmek için mahkemenin ona uygun gördüğü nafaka miktarından kadına ek gelir sağlanmaktadır. Ayrıca ilgili dönemde halkın sahip olduğu hayvan, ev eşyası, araç-gereç vs. gibi ürünlerin değerini bilmemiz piyasa şartlarını belirleyebilmemiz konusunda bize yardımcı olmaktadır. İlgili dönemde Rize’de farklı bir ülkeye ait para biriminin de kullanıldığını görmekteyiz. Rize’ye yakın ülkelerden biri olan Rusya’ya çalışmak için gidenler arasında anlaşmazlıklar çıkmaktaydı. Bu anlaşmazlıklar sicilde kaydedilirken o ülkenin para biriminin de zikredildiğine rastlamaktayız. Mahkemeye intikal eden olaylar arasında bu örneği özellikle zikretmekte yarar görüyoruz: Rize’nin Fatla köyünden olan Bayraktaroğlu nâm-ı diğer Alininoğlu Hüseyin bin Yusuf’un oğlu Muhyiddin ile Salarha Atyanoz köyünden Küçük Alioğlu Yunus bin Hüseyin arasında Rusya’nın Batum kasabasında ortak olarak açmış oldukları bir kahvehane ile ilgili bir anlaşmazlık çıkmış, bu anlaşmazlıktan ötürü Yunus’un Muhyiddin’e doksan Ruble borcu olduğu ve bunun o günkü piyasada 1125 kuruşa karşılık geldiği kaydedilmiştir . Küçük bir hesaplamayla o dönemde bir Rus Ruble’sinin 12,5 Osmanlı kuruşuna denk geldiği anlaşılacaktır. Osmanlı toplum hayatına yönelik olarak mahkemelere intikal eden birçok mesele ile birlikte borç ve alacak münasebetleri ile ilgili hususların da tescil edilmiş olması tabiidir Bu kayıtlar teoriden ziyade uygulamada bu ilişkilerin Osmanlı toplumunda nasıl yürütüldüğü hakkında bilgiler vermesi bakımından önemlidir. Öncelikle göz önünde bulundurulması gereken hususiyet, incelenen sicillerde rastlanan 56 kaydın araştırılan zaman aralığındaki bütün borç-alacak münasebetleri ile ilgili hareketliliği ihtiva edip etmediğidir. Tespit edilen kayıtlardan yola çıkılarak bu kayıtların azlığı veya çokluğu hakkında bir hüküm verebilmek güçtür. Mesela borç kayıtlarının seyrekliği, borcun az alındığını göstermeyeceği gibi, aşağıda verilecek olan örneklerde de görüleceği üzere, çoğu kayıtlar borcun ödenmemesi üzerine çıkan ihtilaflar sonucu mahkemeye gidildiğini göstermektedir. Bu da, ancak ihtiyaç halinde alacağı teminat altına almak veya ödenmesini sağlamak için insanların mahkemeye başvurduğunu göstermektedir. Sicilde geçen borç-alacak kayıtları genelde miras işlemlerinde ortaya çıkmaktadır. Ölen kişinin veraset ilamı yapılırken borcu olup olmadığı kayıtlara geçmiştir. Eğer ölen kişinin birisinden alacağı varsa varisler arasında bu alacak paylaştırılmıştır. Aksine ölen kişinin borcu varsa, ne kadar ve kime borcu olduğu belirtilerek terekeden tahsil edilmiştir. Sicilde geçen borç-alacak ilişkileriyle ilgili kayıtlar genellikle “cihet-i karz” , “ikraz ve teslim” , “ahz ve’l istikraz” şekillerinde kayıtlarda yer aldığı görülmektedir. Üzerinde duracağımız bir başka nokta da Rize ve çevresi toplumunun borç-alacak münasebetlerinde din gruplarına göre bir ayırıma gidip gitmediği ve Müslümanların para hareketliliğini sıkı kontrol altına alıp almadığıdır. Bu konuda Osmanlı Devleti’nin değişik şehirlerine ait yapılan çalışmalarda bu tür bir ayırımın yapılmadığı, Osmanlı toplumunun açık bir toplum özelliği gösterdiği sonucuna varılmış bulunmaktadır . Nitekim Müslim-Gayrimüslim ilişkileri başlığı altında da bu konuya değinmiş olduğumuzdan burada bununla yetinmek gerekir. İncelenen kayıtlarda zikredilmiş olan borç miktarlarının 8 kuruş ile 686 kuruş aralığında olduğu tespit edilmiştir. Ancak en sık kaydı geçen borç miktarları 22 adetle (%39) 0-25 kuruş aralığında değişmektedir. Örneğin, Pendoz (Değirmendere) mahallesinden olup vefat etmiş olan Yunus’un aynı köyden Mehmed Efendi’den sekiz kuruş alacağını varisleri tahsil etmeye çalışmışlar . Müftü mahallesinden olup vefat etmiş Muharrem Efendi, Polihozluoğlu Hasan Efendi’ye borç verdiği altıyüzseksenaltı kuruşu varisleri almak istemiştir . Borç ve alacaklarla ilgili kayıtların bütününe bakıldığında Rize ve çevresinde paranın belli şahısların elinde toplanmadığı, büyük miktarda paraya sahip olarak para hareketliliğini yönlendiren şahısların olmadığı görülmüştür. 25. Eşkıyalık Faaliyetleri İnsanlık tarihi boyunca zor kullanarak kişilerin mallarına el koyma, bunun için hayatlarına kastetme, onlara maddî ve manevî zarar verme ve bu işi özel bir teşkilat haline getirme eğilimine bozuk siyasî ve ekonomik şartların hüküm sürdüğü yerlerde oldukça sıkça rastlanır. Genel olarak soygun yapıp halkın malına ve canına kasteden, etrafı haraca kesen gruplar için İslâm tarihinde “yol kesen” anlamında harrâbe veya kuttâu’t-tarîk tabirleri kullanılmıştır. Osmanlı’da ise ikinci tabire rastlanmakla birlikte bu tip faaliyetlerde bulunanlara daha ziyade şakî ve bunun çoğulu olarak eşkıya denmiştir. Eşkıyalık hareketlerinin yoğunlaştığı yıllarda Anadolu orta, sağ ve sol kol olarak üçe ayrılır ve teftişe tabi tutulurdu. Yakalanan eşkıya liderleri mahkemeye sevkedilir; suçlu bulunanlar idam, kısas, sürgün gibi çeşitli cezalara çarptırılırdı . Lazistan sancağına bağlı Rize kazasında da gerek devlete karşı başkaldıran, gerekse yaptıkları eşkıyalıkla yöre halkının huzur ve güvenliğini, toplum düzenini bozan bazı kesimlerin olduğunu görüyoruz. Bu kişiler eşkıya adıyla anılıp, çevrede isyan ve eşkıyalık yapma hareketleriyle insanların dikkatini çekmiş, dağa kaldırma, adam öldürme ve yağmalama hareketlerinde bulunmuşlardır. Örneğin, 8 Cemaziyelevvel 1331’de Rize’nin Mapavri nahiyesinden Ahmedoğlu Süleyman bin Hacı Osman Efendi mahkemeye gelip, Reyhanoğlu Yakup bin Halid ve Taviloğullarından Kaçu namıyla ün salan eşkıyadan, kendisinin yolunu keserek (kuttâu’t-tarîk) dağa kaldırıp kendisinden fidye istedikleri için davacı olmuştur . Mapavri’nin Misahor (Kaptanpaşa) köyünden Karaalioğlu kerimesi Melek Hanım bint Hacı İsmail mahkemeye gelerek aynı köyden Şirinoğlu Halid bin İlyas’ın kendisini dağa kaldırdığını ifade etmiştir . Doğu Karadeniz’de gerek Osmanlı döneminde, gerek Millî Mücadele yıllarında, gerekse Cumhuriyet döneminde halk ve hükümet tarafından eşkıya olarak nitelendirilenler arasında Tirebolulu Hoçuroğlu Hüseyin, Fatsalı Hekimoğlu İbrahim, Lâz Mehmed, Ünyeli Gürcü Deli Reşid, Giresunlu Fahir, Kara Mahmud, Goloğlu Anzırlı Mehmed, Bulancaklı Hacı Velioğlu Nuri Efendi, Rizeli sandıkçı Şükrü, Tonyalı Şişmanoğlu Ahmed, Reşadiyeli Güpür Mehmed, Şalpazarlı Kadiroğlu Ali Osman, Keşaplı Tomoğlu İsmail ve Mİcanoğlu Hüseyin sayılabilir. Bu dönemlerde gayrimüslim eşkıyalara da rastlanır. Bunlar arasında Rum Yanidis, Yanidisoğlu Haçika, Sarı Yani, Ermeni Haçik’i saymak mümkündür . Bununla beraber incelediğimiz sicilde kayıtlarda geçmemesine rağmen Rize’de eşkıyalık yapmış ve o dönemde aranmakta olan bazı Rizeli eşkıyaları burada zikretmekte yarar var. Bu eşkıyalar listesini Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nden elde ettiğimiz Hicrî 13.Şevval 1269 tarihli bir belgeye dayanarak burada zikrediyoruz. Ekşioğlu Yakup Ağa ve karındaşı Süleyman Ağa, Ekşioğlu Abdi Ağa ve yeğeni Mustafa Ağa, Hamza karyesinden Ekşioğlu İbrahim Ağa, Ekşioğlu Mehmed Ağa, Ekşioğlu Hasan Ağa’nın oğlu Dursun, Ekşioğlu Beşir Ağa’nın oğulları, Apancene köyünden Hasan Osmanoğlu Mehmed ve oğulları, Apancene köyünden Selmanoğlu Hurşid ve oğlu Cevahir, Bilakorum köyünden Kirlioğlu Küçük Ahmed, Mapavrili Celilin oğlu Ahmed, Varatlar köyünden Gadanoğlu Ali, Harez köyünden Çolakoğlu Yunus, Kabse köyünden Ekşioğlu İbrahim Ağa, Ekşioğlu Abdulvehhab, Kafkameli Buberoğlu Kasım Ağa, Kafkameli Kulesoğlu Molla Abdullah, Karadereli Sırğanoğlu, Karadereli Çolakoğlu Mustafa, Vandri köyünden Bekir’in oğlu Reşid, Vandri köyünden Yavanlıoğlu, Seftar köyünden Çolakoğlu Yusuf, Ammizâde Hasan’ın oğlu Mehmed, Diğer Çolağın oğlu Hurşid, Besaletli Kamiloğlu Mehmed, Vandrili Hacıoğlu Mehmed Ali, Mahanca köyünden Caboğlu Mehmed Ali, Karadereli Battaloğlu Süleyman, Mapavrili Genç Alioğlu Memiş ve oğlu Hurşid, Leroz nahiyesinden Mervaneli Usta Ahmed, Mervan köyünden Hacının torunları Mehmed ve Cevahir, Mervan köyünden Çavuşoğlu Halid’in oğlu, Salarhalı Kabiloğlu Hurşid, Polihozlu Genç Alioğlu Memiş Bayrakdar, Ğaliçozlu Kamiloğlu Yakub, Ğaliçozlu Kaşkandeoğlu Yusuf, Çarihozlu Mehmed Alioğlu Yakup, Sakrık köyünden Bakıroğlu Ali, Sarkık Dilsizoğlu, Homeze köyünden Soytarıoğlu, Homeze köyünden Kara Kurdoğlu Mustafa, Hortoz köyünden Köseoğlu Memiş, Kankalanoz köyünden Kulaksızoğlu ?, Kabnes köyünden Genç Ali’nin oğlu, Kabnes köyünden Tülcü Hasanoğlu Tahir, Kandeva köyünden Alemdaroğlu Yusuf, Mirekalozlu İlancıoğlu Molla Ali, Galata köyünden Molla Yusuf’un oğulları. 26. Madencilik Faaliyetleri Karadeniz’le ilgili en eski anonim kitaplarla seyahatnameler ve bu bölge ile ilgili olarak kaleme alınan eski eserlerde zengin maden yataklarının varlığından sözedilir. Bu bilgiler Mahmut Goloğlu'nun "Türkün Milli Devleti Pontus" ve Mehmet Bilgin'in "Sürmene Tarihi" ve "Doğu Karadeniz Tarih, İnsan, Kültür" adlı eserlerinde kapsamlı olarak ele alınmıştır. Bu bilgilerden çıkan ilk sonuç, M.Ö. 2000 yıllarında Anadolu'da varlıklarını sürdüren Etilerin demir çelik ihtiyaçlarının Trabzon taraflarından karşılandığı şeklindedir. Yani Karadeniz'de 4.000 seneye yakın zamandan beri madencilik vardır ve dahası madencilik yapılmaktadır. Yakın zamanlarda bilhassa Maden Tetkik Arama Enstitüsü'nün yayınladığı raporlarda ve maden haritalarında Karadeniz bölgesinin zengin maden yataklarına sahip olduğu yeniden tespit edilmiştir. Rize ili dahilinde olan bu yerler; Çayeli Madenköy sahası, Fındıklı Kartiba sahası, Ardeşen Ayder sahası, Fındıklı Kube mahallesi sahası, Ardeşen Issızdere sahası, Fındıklı Aslandere, Salma sahası, Çamlıhemşin Topluca sahası, Ardeşen Bayırcık sahası, İkizdere Memişoğlu, Keçikayası sahaları, Ardeşen Başmahalle Sahası olarak verilmiştir . Giresun, Trabzon ve Rize yöresinin maden bakımından oldukça zengin olduğuna dair Osmanlı belgelerinde pek çok bilgilere ulaşmak mümkündür. Osmanlı Arşivlerinin, dünyayı avuçlarının içinde asırlarca idare eden büyük kültür ve medeniyet sahibi Türklerin son muhteşem devletleri olan Osmanlı İmparatorluğunun arşivlerinin ne kadar zengin olduğunu söylemek gereksizdir, malumunuz. Tabi ki bunlar arasında madencilikle de ilgili belgeler bulunacaktır. Netice itibarıyla Çayeli'nde madencilik yapıldığına ve üretime geçildiğinin belgelerine ulaşmak mümkündür. Araştırmamızın konusunun geçtiği Hicrî 1330-32 (Miladî 1911-13) tarihleri arasında da Rize’de çeşitli madencilik faaliyetleriyle ilgili çeşitli bilgiler yer almaktadır. Örneğin, Rize'ye bağlı Mapavri nahiyesi Latom köyündeki çinko madeninden çalınan malların bedelinin ödendiği ve bir daha tekerrür etmemesi için tedbir alındığı , Rize’ye bağlı Ortaköy ile Başköy'de Atilyo Radelya'ya verilen çinko madeni, bakır madeni, manganez madeni ile kurşun madeni işletme ruhsatı , Rize’ye bağlı Ortaköy ile Mutafi'de Mustafa Kazım'a verilen bakır madeni, kömür madeni ve Piritli demir madeni işletme ruhsatı , madencilik faaliyetleri hususunda bize fikir vermektedir. Her ne kadar geçmişe dönmek niyetinde değilsek de vakıa şudur ki, bu bölge oldukça zengin doğal kaynaklara sahiptir. Günümüzde daha tam manasıyla ve yeteri düzeyde işlenmeyen yeraltı zenginliklerimizi gözardı etmememiz gerekmektedir. Unutulan ve bu yüzden kolayca sömürülen madenlerimizin zenginliğine dikkat çekmek için buralardaki faaliyetin küçük bir örneği olarak Osmanlı dönemindeki Çayeli Bakır ve Çinko madenine değinilmiştir. 27. Hükkâm-ı Şer’ ve Memurîn-i Şer’iyye Kanun-i Muvakkiti 19 Cemaziyelahir 1331/1913 tarihinde çıkarılan Hükkâm-ı Şer’ ve Memurîn-i Şer’iyye Kanun-i Muvakkiti incelediğimiz bu sicilde bulunmaktadır. Bu kanun bir yandan şer’i mahkemelerin görev ve yetki alanını sınırlandırırken, diğer yandan da ulemâ sınıfının ülke içindeki nüfuzunu azaltmak, hiç değilse bu sınıfı kendi iktidarlarını destekleyici duruma getirmeye çalışmıştır. Oldukça ilmî bir üslûpla hazırlanan ve sonraki teşkilât kanunlarının esbab-ı mucibe lâyihalarındaki felsefî ve yapmacık ifadelerden uzak bu lâyihada İslâm hukuk tarihinin başından beri adliye teşkilâtı üzerinde özet, ama önemli bilgiler verilmekte, Osmanlı Devleti’ndeki adlî sistem ve bu sistemdeki bozulmaların sebepleri üzerinde durulmaktadır. Daha önce çıkarılan mevzuatın hemen hepsi hâkimlerin tâyin, rütbe ve terfileriyle, mahkemelerin görev ve alanlarını düzenlemekteydi. 1913 tarihli bu kanun ilk defa şer’î hâkim ve mahkemeler hususunda oldukça etraflı bir düzenleme getirmiştir . Hükümetçe hazırlanıp ilmiye encümenine getirilen bu kanunun lâyihası üç fasıldan ibârettir. Birinci fasıl İstanbul, ikinci fasıl taşra mahkeme ve hâkimleri, üçüncü fasıl ise taşra mahkemesi kâtipleriyle nahiye naiplerine dairdi. Bu lâyihaya göre, taşralarda mahkemelerin oluşumu, vilayetlerin hâlihazırdaki taksimatına göre düzenlenmekteydi. Bu arada İstanbul’da bazı cüz’î mahkemeler kaldırılıyor, Eyüp kadılığı da İstanbul kadılığına bağlanıyordu. Üç kassamlık birleştirilerek Muhallefât-ı Umumiye Kassamlığı teşkil edilmiş; ayrıca Anadolu Kazaskerliği Üsküdar’a nakledilerek Rumeli ve Anadolu Kazaskerliklerine davalara istinaf yoluyla bakma görevi yeniden verilmişti. Kanun bir yenilik olarak rütbe ile kaza tevcihi usulünü taşra hâkimleri bakımından kaldırıyordu. Ancak İstanbul mahkemelerinde bulunacak müşavir ve muavinler ile esasen İslâm hukukunun cevaz verdiği, ancak o zaman kadar da pek uygulanmayan müşterek hâkim sistemine de kısmen yaklaşılmış oluyordu. Kanun, Mekteb-i Kudat’tan mezun olmayanların yargı mesleğine girişlerine biraz kısıtlama getirmekte, ma’zulîn-i ilmiyye sandığının kurulmasına kadar kadıların üçer sene süreyle tayin edilmesi esasını kabul etmekteydi . İlmiye encümeninde incelenen lâyiha hayli değişikliğe uğradı. Kanun altı fasıldan tertip edildi. Birinci fasıl genel hükümler, ikinci fasıl mahkemeler teşkilâtı, üçüncü fasıl kadılara dair hükümler, dördüncü fasıl kadıların sorumluluğu, beşinci fasıl Mekteb-i Kudat ve altıncı fasıl kâtiplerle nahiye nâiplerini düzenlemekteydi. Sicilde geçen kanun maddelerini konu başlıkları altında şöyle değerlendirebiliriz. 270. Şer’iyye Mahkemelerinin Bulunduğu Yerler Her vilâyet, livâ ve kazâda bir şer’iyye mahkemesi, bunlara en az altı saat uzaklıktaki her nâhiyede bir naip bulunacaktı . Saltanat merkezinde de İstanbul, Muhallefât ve Evkaf kadıları ile birinci sınıf birer livâ sayılan Galata ve Üsküdar kadıları, birinci sınıf kaza sayılan Mahmutpaşa, Davutpaşa, Eyüp, Kasımpaşa ve Yeniköy kadıları bulunacaktı . Kazaskerlik makamı yerine Rumeli ve Anadolu Kazaskerlik Mahkemeleri kurulmuştu. Burada merkez mahkemelerinin verdiği hükümler temyiz yoluyla denetlenecek, gerekirse burada istinafen bırakılacaktı. Fetvâhâne ve Meclis-i Tedkikat-ı Şer’iyye kanun yolu mercileri olarak devam edecekti. Bunlar, taşra mahkemelerinden birinin verdiği hükmün temyizen bozup davanın merkezde istinafen bakılmasını uygun görürse kazaskerlik mahkemesi bu davaya bakacaktı. Gerektiğinde nakl-i dava ve merci tayini işleri de Meclis-i Tedkikat-ı Şer’iyye’ye aitti . Şer’i mahkemelerin hepsinde bir baş katip ve gereği kadar zabıt kâtibi, mukayyid, muhzır ve hademe, ayrıca Kazaskerlik, İstanbul, Muhallefât, Evkaf, Galata ve Üsküdar mahkemelerinde ihtiyaca göre müşâvir, tereke memuru, eytâm müdürü bulunacaktı . 271. Kadıların Rütbeleri Kadıların rütbeleri de şu şekilde düzenlenmişti: 1. Kazaskerlerle bazı mümtaz eyalet kadıları, 2. İstanbul, Muhallefât ve Evkaf kadıları, 3. Harameyn-i muhteremeyn (Mekke ve Medine) ile birinci, ikinci ve üçüncü sınıf eyalet kadıları, 4. Birinci, ikinci ve üçüncü sınıf livâ kadıları, 5. Birinci, ikinci ve üçüncü sınıf kaza kadıları. Vilayet, liva ve kazaların dereceleri de işlerin sayısı ve önemi ile yerin uzaklığına göre nizamnâmeyle belirlenecekti . Ayrıca fetva eminliği, Meclis-i Tedkikat-ı Şer’iyye başkanlığı bu rütbe silsilesinin en üstünde; fetva eminliği yardımcıları, ilâmat-ı şer’iyye müdürü ve fetvâ başmüsevvidi ikinci; Meclis-i Tedkikat-ı Şer’iyye üyeleriyle Fetvâhane’deki ilâmat-ı şer’iyye mümeyyizleri üçüncü; Fetvahane’deki mümeyyiz yardımcıları ile Meclis-i Tedkikat-ı Şer’iyye mümeyyizleri dördüncü derecede hâkim sayılırlar; ayrıca müşaviri bulunan mahkemelerdeki müşavirler, müşaviri oldukları kadıların iki derece aşağısında sayılırlardı . Bu rütbeler, ilmiye sınıfının seçim ve tayinlerinde etkili olmazlar, maaş ve protokol bakımından değer taşırlardı . 272. Kadılarda Aranan Nitelikler Kadılığa tayin edilebilmek için yirmibeş yaşını doldurmuş, bir sene ve daha ağır hapis cezasıyla cezalandırılmamış, Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye’nin 1792 ile 1794. maddelerinde yazılı nitelikleri taşımak ve Medrese-i Kudat’tan mezun olmak şartları aranmaktadır . Bunun yanı sıra 1290/1873 tarihli Hükkâm-ı Şer’ Nizamnâmesi uyarınca veya daha sonra yapılan tensikat sonucunda imtihanla hâkimler sınıfında kabul edilip ellerine tezkere verilen ya da tensik komisyonlarınca imtihan edilip bu kanunun yayınlanmasına kadar Medrese-i Kudât’ı bitirenlere emsal olarak imtihanla ehliyetini ispat etmiş olanların bulundukları kadılık sınıfında görevlendirilmesi caizdi . Medrese-i Kudât’ı aliyyülâlâ dereceyle bitirenler birinci; âlâ dereceyle bitirenler ikinci; karîb-i âlâ dereceyle bitirenler üçüncü derece kadılık, vilayet ve liva merkezi mahkeme başkâtipliklerine hak kazanacaktı . Bulundukları sınıfın aşağısındaki bir görevi talep edenlerin kazandıkları hakka halel gelmeyecekti . Fetvâhâne, Meclis-i Tedkikat-ı Şer’iyye ve saltanat merkezindeki mahkeme kalemlerine dışardan kâtip alınmak gerektiğinde Medrese-i Kûdat mezunları tercih edilecekti . Birinci ve ikinci sınıf kadılar Meşihât’ın arzı üzerine; üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıftakiler ile müşavirler Encümen-i İntihab’ın seçimi ve Meşihât’ın onayı üzerine irade-i seniyye ile atanırdı. Ancak Harameyn (Mekke ve Medine) kadılarının tâyini için eskiden olduğu gibi fermân-ı âli gerekirdi . 273. Kadıların Azledilememesi Kadılar, hukukî görevlerinde bir kötülükleri ortaya çıkmadıkça, adlî ve mülkî görevlerinde sorumluluk doğurucu bir tasarrufta bulunmadıkça azledilemeyecekleri gibi görevleri de değiştirilemezdi. Ancak istifa edebilirler; ayrıca karşılıklı rıza üzerine aynı sınıftan bir başka hâkimle görevlerini becayiş edebilirlerdi . Harameyn kadıları ve müşavirleri ise eskiden olduğu gibi geçici süreyle tayin edilirlerdi . Eski mevzuata göre geçici süreyle tayin edilen naipler görev sürelerinin sonu yaklaşmış ve yerlerine de kimse tayin edilmemiş ise kadı ünvanıyla görevlerine devam ederlerdi . Sıcak beldelerde üç sene iyi bir şekilde görev yapanlar isterlerse kendi sınıflarından boş bir yere tercihen tayin edilirlerdi . Bir kaza görevi boşaldığında kıdem, liyakat ve eski hizmetleri göz önüne alınarak öncelikle mâzul hâkimlerden, sonra mezuniyet tarih ve derecesine göre Medrese-i Kûdat mezunlarından uygun olanları tayin edilirdi . Kendilerine teklif olunan görevi kabulden kaçınanlar hakkında mâzul işlemi yapılırdı . Bir kadılık boşaldığında yerine yenisi tâyin edilene kadar yargı işlerinin sekteye uğramaması için belde müftüsü ve uygun bir başkasına Meşihat tarafından yargı yetkisi verilebilirdi. Ancak bu durumda bu kişinin o belde idare meclisinden onaylı tatbik mührünü Meşihat’a göndermesi gerekirdi; yoksa vekâlet maaşı alamazdı . 274. Kadıların Terfii Hâkimler görevlerini iyi yapmaları durumunda üç senede bir üst sınıfa eğer boş yer varsa terfi ederler . Hâkimlik derecelerinin başlangıcı olarak, Medrese-i Kûdat’ı bitirenlerde mesleğe kabul edildikleri, buradan mezun olmayanlarda ise burada okutulan derslerin hepsinden imtihana girip başarılı oldukları tarihe itibar edilirdi . 275. Kadıların Sorumluluğu Kadıların şer’i görevleriyle ilgili gerektiğinde soruşturma yaptırma yetkisi Meşihat’a aitti. Kadılara ait evrak Encümen-i İntihab’da incelenir; Meclis-i Tedkikat-ı Şer’iyye’nin de görüşü alınarak kadının yargılanmasına gerek görülürse durum mazbatayla Meşihat’a bildirilir ve irade-i seniyye ile yargılanmasına izin çıkardı . Bu durumda o kadı derhal görevden azledilerek yerine başkası tayin olunurdu. Yargılama sonucunda beraat ederse tekrar aynı derece ve sınıftan bir göreve verilirdi . Kadıların şahsî suçları veya adlî görevleriyle ilgili olarak yargılanmaları gerektiğinde, bidayet ve istinaf mahkemeleri başkanları haklarında geçerli olan kural gereğince üst nizamiye mahkemesinde yargılanırdı. Ancak Adliye Nezareti kadının adlî göreviyle ilgili olarak yargılanmasına izin verdiğinde gerekçesini ve ayrıca daha sonra yargılama sonucunda kararı Meşihat’a bildirir, böyle yargılamaya alınan kadıya işten el çektirilirdi . Kadıların, korumaları gereken yüce sıfatlara aykırı hareket ettikleri veya görevlerini sebepsiz yere geciktirdikleri sabit olursa kendilerine tenbih, tevbih, terakkiden muvakkaten ya da müebbeden men’, azliyle beraber iki seneye kadar yargı görevinden men’ gibi cezalar Encümen-i İntihab tarafından belirlenir ve Meşihat’in işaretiyle yerine getirilirdi . Bu cezaların sırayla uygulanmasına rağmen kadının durumunda bir değişiklik olmasa Encümen-i İntihab kararı ve irade-i seniyye ile görevden alınır ve artık kendisine kadılık verilmezdi . Şer’iyye mahkemelerinin kanun yolu mercii olan Fetvâhâne ve Meclis-i Tedkikat-ı Şer’iyye, bir kadının vermiş olduğu yargı kararlarının onda ikisini bozarsa bir sene, onda dördünü bozarsa iki sene, yarısını bozarsa o kadı üç sene terakkiden mahrum kalır; onda altısını bozarsa görevden azledilerek kendisine iki sene görev verilmez; onda altısından çoğunu bozarsa artık kadılık mesleğinden çıkarılırdı . Bu disiplin cezalarına esas olmak üzere her mahkemede mart ayı başında geçen senenin işlerine ait bir cetvel hazırlanarak bunda bu sene zarfında meydana gelen davalar ile hükme bağlananlar belirtilerek Meşihat’a gönderilirdi. Fetvâhâne ve Meclis-i Tedkikat-i Şer’iyye de her sene onayladığı veya bozduğu hükümleri ve bunları veren kadıların isimlerini bir cetvel halinde Encümen-i İntihab’a verirdi . 276. Kadıların Yardımcıları 2760. Müftüler Meclis-i idarenin tabiî üyelerindendi. Gerek kadılardan kendilerine havale olunan şer’i meselelere ve gerekse halkın kendilerine yönelttiği şer’i sorulara gereken cevapları verir; o beldenin ulemâsına başkanlık ederek medreselerin mahsus nizamnamelerine uygun olarak müderrislerin en iyi şekilde memuriyet ve görev icrâlarına nezaret ederdi . Müftülük makamı münhal bulunan bir beldenin bilfiil tedrisle uğraşan müderrisleri, büyük camilerin imam ve hatipleri ve meclis-i idare ve belediye meclisinin seçilmiş Müslüman üyeleri meclis-i idareye çağrılarak halkın itimad ettiği ve sorulacak sorulara fetvâ vermeye kâdir ulemâdan üç kişiyi kapalı oyla seçer; durum vilayetçe görüş eklenmek suretiyle ve mazbatayla beraber seçilenlerin öz geçmişleri Meşihat’a bildirilir . Encümen-i İntihab adayların durumunu inceleyerek hangisinin bu işe elverişli olduğunu Meşihat’a arzeder; Meşihat da bunlardan birini menşur hazırlayarak müftülüğe tayin ederdi. Seçilenlerin bu işe elverişli olmadığı ortaya çıkarsa yeniden seçim yapılırdı . Söz konusu beldede bu işe elverişli kimse yoksa durum dert vekâletince gazetelerde ilân edilir; talipler arasında imtihan yapılarak en uygunu müftülüğe getirilirdi . 2761. Mahkeme Kâtipleri İdare-i Vilâyât Kanunu uyarınca, bağlı bulundukları kadılar tarafından fıkıh, feraiz, sakk-ı şer’i ve hüsn-i hatt bakımından imtihan edilerek başarılı olanlardan seçilir ve münhal olan bu görevlere valilikçe tayin edilirlerdi. Müftü müsevvidleri de aynı şekilde müftü tarafından seçilir ve valilikçe tayin edilirdi . Mahkemelerdeki muhzır ve hademelerin tayini de kadılara aitti . 2762. Nahiye Naipleri Bunlar bağlı bulundukları vilayet, livâ veya kaza kadısının vekili konumundaydılar. Bunların seçimleri, tayinleri, görev ve yetkileri özel talimatla belirlenmektedir . 2763. Encümen-i İntihab Meşihat müsteşarının başkanlığında toplanan ve İlâmat-ı Şer’iyye, Medresetü’l Kûdat, tahrirat, memurin ve sicil müdürleriyle Meşihat’ın seçeceği başkanlardan oluşan ve kararları istişarî olan bir kurumdur . Gerekli görüldükçe toplanır; Meşihat başkan ve ileri gelenleri dışında bütün şer’iyye ve ilmiye görevlilerinin seçim, tayin, terfi, becayiş, azl ve gerekirse haklarında yargılama yapılması ve ceza uygulamasına dair hususlarla, memurların sicillerine işlenmesi gereken durumları inceleyip gereğini mazbatayla Meşihat’a bildirmekle görevliydi . 12 Rebîülevvel 1332/1914 tarihli kanun-i muvakkat ile Rumeli ve Anadolu Kazaskerlik mahkemeleri tek mahkeme halinde birleştirilmiştir . Şeyhülislâm, şer’iyye mahkemeleri ile ilmiye meclis ve şubeleriyle ilgili mevzuatı hazırlamak; ayrıca Meclis-i Tedkikat-i Şer’iyye, şer’iyye mahkemeleri ve ilmiye meclislerinden Meşihat’a gönderilecek meseleleri tayin ve tespit, medreseler ve emvâl-i eytâm hakkındaki meseleleri tetkik etmekle görevliydi . Bütün bu ifadelerden anlaşıldığına göre, bu kanunlar Osmanlı Devleti’ndeki adlî sistem üzerinde köklü değişikler meydana getirmiştir. İslam hukuk tarihinin başından beri adliye teşkilatı üzerinde önemli bilgiler ortaya koymuştur. 28. Vakıflar Vakıf, kelime olarak "hapsetmek, alıkoymak, durdurmak" manalarına gelmektedir. Hukukî manada ise; "bir şeyin faydalanma hakkının veya mülkiyetinin kamu yararına tahsis edilerek devamlı olarak başkalarının mülk edinmelerini engellemek, yani mülkiyetin Allah'ın rızasını kazanmak ve insanlara faydalı olmak gayesiyle kamu yararına tahsisi" anlamına gelmektedir. Başka bir ifadeyle vakıf, hukukî bir akit olup; bununla, bir kimse Allah'a yakın olma gayesiyle menkul veya gayrimenkul, mülk veya emlakını dinî, hayrî ve sosyal bir gaye için müebbeden tahsis etmektir . Vakıflar başlangıçta ferdi ihtiyaçların giderilmesi amacıyla ortaya çıkmışken daha sonraları, bu müesseseye ilgi gösteren milletlerin sosyo-kültürel yapısı, ihtiyaçları, eğilimleri ve zenginliklerine göre gelişerek hayatın her safhasında yerini almıştır. Özellikle Osmanlı’da, hem ferdi hem de devleti ilgilendiren bir yaşam biçimi haline gelmiştir . Vakıf olayının meydana gelmesinde, vakıf kurucusu veya kurucularının, vakfedilecek menkul veya gayrimenkul malların, vakfetme yönündeki irade beyanlarının mahkemece karara bağlanması gerekmektedir. O halde işin, vakıf kuracak şahsa (vâkıf), vakfedilecek mala (mevkuf), kurulacak vakıftan yararlanacaklara (mevkufun aleyh), vakfın mal varlığı, amaçları, yönetim esasları gibi hususları belirleyen ve ancak hâkimin kararıyla hüküm ifade eden vakıf senedine (vakfiye) raci olan yönleri vardır . İnsanları vakıf kurmaya sevk eden şeylerin birçoğunu, dünya hayatının geçici olduğunu, insan ömrünün bir gün gelip biteceğini, bu dünyada sahip olunan her şeyin insana ahiret hayatını kazanmak için verildiğini anlatan ve hemen bütün vakfiyelerin başlangıç kısmında yer alan ifadelerde bulmak mümkündür . Genelde sicilde geçen vakfiyeler, Allah’a hamd, Peygamber ve ashabına salat ve selamla başlamaktadır. Bu duygular şu ifadelerle dile getirilmektedir. “Seçkin kullarını, mallarını hayır yollarına harcamakla aziz kılan, çeşitli iyilik ve övgüleri kazanmalarına yardım eden Allah’a hamd olsun. Onun elçisi, Peygamberi ve kâinatın en hayırlısı olan Hz. Muhammed’e, âl ve ashabına, kıyamete kadar salât-u selâm olsun” . Vakfiyelerde vâkıfın adı, babasının adı ve giriş mahiyetinde olan bu temel bilgilerden sonra esas konuya geçilmektedir. Önce vakfın kuruluş gayesi ve mucib sebepleri, hayrat ve akar olarak vakfedilen mülkler, akarın işletme esasları, vakıf hizmetinde çalıştırılacak kişilerin özellikleri, çalışma esasları, verilecek ücretin cinsi ve miktarı, vakıf binalarının bakım ve onarımı, vakıf hizmet ve işlemlerinin vakfiyede öngörülen çerçevede yürütülmesinden birinci derecede sorumlu olan mütevellinin kim olacağı gibi hususlar detaylı bir şekilde anlatılmaktadır . Sicilde vakıflar üzerinde yaptığımız tetkiklerden, vakıfların çoğunun para vakıfları olduğu, sadece bir kayıtta arsa vakfedilmesinden bahsedilmektedir. Bu para vakıflarının nemalandırılması, vakfın diğer gelir kaynaklarının işletilmesinde olduğu gibi, bizzat vakıf kurucuları tarafından vakfiyelere konulan hükümlere bağlıydı. Bu hususta, her vakıf kurucusu vakfiyesinde aşağı yukarı aynı formülü tekrarlamaktaydı. Bu formülü “beher sene bâ yed-i mütevelli rehn-i kavi veya kefil malı ile irbâh ve istirbah olunup” şeklinde özetlemek mümkündür. Sicilde vakfedilen paralar genelde belirli kârla, kuvvetli rehin ve sağlam kefil ile ( rehn-i kavi veya kefil malı ile) ihtiyaç sahiplerine kredi verilmek suretiyle işletilmekte idi. Bankacılık sektörünün olmadığı o dönemde, bu faaliyetin ülke ekonomisine olan katkısını tahmin etmek güç olmasa gerektir. Örneğin, 11 Rebîülevvel 1331 tarihinde Rize’nin Mişona (Pazarköy) köyünden Akmehmedoğlu Hafız Lokman Efendi ibn Hüseyin 2500 kuruşu vakfetmiş. Mütevelli olarak, Hazavit (Ulucami) köyünden Akmehmedoğlu Hacı Haşim Efendi ibn Mustafa’yı tayin etmiştir. Vakfın şartları ise şöyledir: Vakfedilen para her sene mütevellinin kontrolünde kuvvetli rehin ve sağlam kefil ile irbah ve istirbah olunup elde edilen gelir Hazavit köyünde Sırt denilen yerde inşa edilen caminin imamet ve hitabet vazifelerini ifa eden zata verilecektir . Vakfiyelerde, mütevelli tayin edilen kimselerden, vâkıfın akrabası olanların soyunun tükenmesi, diğerlerinin vefatı halinde, mütevelliliğin şu kimselere geçmesi öngörülmektedir. Mal ve hizmet alanları köyde veya mahallede bulunan vakıfların, ikinci kademe mütevelliliğin, köy ihtiyar heyetince seçilecek ehil ve erbap bir kimseye verilmesi istenmektedir. Sicildeki vakfiyelerin çoğunda bu şart aranmaktadır. Vâkıfın veya hâkimin kararı yerine seçim sisteminin -ikinci kademede de olsa- işletilmiş olması ilgi çekici bir gelişmedir. Kayıtlardaki 10 vakfiyenin 4’ünde re’y-i hâkimle bir kimsenin mütevelli tayini öngörülmektedir . Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki vakfiyeler vakıf eserlerin, şehir ve kasabaların, şahısların geçmişine tanık olmaları bakımından çok değerli belgelerdir. 29. İmam-Hatip Atamaları İncelediğimiz şer’iyye sicilinde, camilerinde imam ya da hatip bulunmayan bazı köy sakinlerinin, mahkemeye müracaat ederek, bulundukları bölgeye imam ya da hatip atanmasını talep etmişlerdir. Burada ilgi çekici olan; imamlık ya da hatiplik yapacak kişilerin atanmasında halkın isteklerinin dikkate alınması ve bu doğrultuda atamaların yapılmasıydı. Ayrıca bu kişilerin giderleri de halk tarafından karşılanmaktaydı. Sicilde geçen 11 adet imam ataması ile ilgili müracaattın sadece 4 adedinde atama yapılmış olduğuna dair bir kayıt bulunamamıştır. Sicilde 3 kayıtta da sadece imam olarak atanacak kişinin atandığına dair bilgi mevcuttur. Mahkemeye müracaat eden köylü, yeni yaptıkları bir caminin imamının atanması veya imamın malul olması ya da mevcut imamın vefatından dolayı yerine başka birisinin atanması hususunda mahkemeye başvurmuşlardır. İmam olacak kişi atanmadan önce bazı şartları taşıması gerekmekteydi. Bu şartlar sicilde şu şekilde geçmektedir: İmam olacak kişinin askerliğini yapmış olması, asker kaçağı olmaması, nüfus memuru ve redif taburu zâbıtı tarafından bir belge almaları gerekmekteydi. Bu şartları taşıyan kişi imam olabilmesi için son olarak bir imtihana tabi tutulmaktaydı . Köyün veya mahallenin ahalisinden belirli kişiler bu şartları taşıyan kişi için mahkemeye başvurmuşlardır. Sicilde kaydedilmiş imam müracaatları en erken 1 ay içerisinde değerlendirilmiştir. İmam olacak kişinin bahsi geçen camiye atandığına dair kayıtlar sicilde mevcuttur. Atanan imamların en genci 24 , en yaşlısı 61 yaşındadır. Sicilde yaptığımız tetkiklerde bir caminin imamının vefat etmesi üzerine, onun yerine oğlu geçmektedir. Eğer oğlu reşit değilse ve yukarıda saydığımız şartları taşımıyorsa reşit oluncaya ve şartları yerine getirinceye kadar ahalinin seçtiği başka birinin imam olması istenmekteydi. Örneğin, 15 Ramazan 1331 tarihinde Rize’nin Salarha Holitoz (Üzümlü) köyünden Kakuninoğlu Osman bin Ali ve Araboğlu İsmail bin Memiş ve Bıyıkoğlu Mustafa bin Memiş ve Araboğlu Firuz bin Mustafa kendi köylerindeki caminin imamı olan Kakuninoğlu Süleyman bin Memiş’in vefat etmesi üzerine imamlık görevi onun yerine küçük oğulları Hasan ve Hüseyin’e intikal etmiş. Ancak çocuklarının ikisinin de küçük olması sebebiyle reşit oluncaya kadar aynı köyden Civelekoğlu İbrahim Efendi ibn Tahir Efendi’nin imam olarak atanması için müracaat yapılmıştır . Mahkeme de bu müracaatı değerlendirip bahsi geçen kişiyi imam olarak atamıştır . Yine aynı şekilde 17 Zilhicce 1331 tarihinde Rize’nin Leroz Mervan (Büyükköy) köyünden Sarı Hasanoğulları Hacı Ali ve Ömer binan-i Mehmed ve Hacı Osman ibn diğer Mehmed ve Mustafa Efendi ibn Ali Efendi ve Boşnakoğlu Yunus bin Ahmed ve Yakub bin Ali ve İsmail bin Memiş ve Küçük Ahmedoğlu Arif bin Yunus mahkemeye gelerek köylerindeki mescid-i şerifin büyük olmaması, yerinin uzak olması, köyün ahalisinin fazla olması ve yaşlıların mescide giderken zorluk çekmesi üzerine yeni bir cami yapmak için mahkemeye müracaat etmişler. Camiye imam olması istenen kişiyi söyledikten sonra gelirinin vakıftan ödeneceğini de belirtmişlerdir . Ancak bu müracaatın kabul edildiğine dair bir belgeye rastlayamadık. Kabul edilmeyişinin nedeni olarak, köyde inşa edilecek mescitlere minber konulması için bir başvuruda bulunulması halinde, o köyde veya civarında Cuma ve bayram namazlarının kılındığı herhangi bir caminin bulunmaması, köy nüfusunun kalabalık olması şartları gösterilebilir . 30. Meslekler İncelediğimiz sicilde çeşitli meslek erbabı ve mesleklere dair kayıtlar bulunmaktadır. Meslek çeşitleri ile ilgili bilgileri genel itibarıyla kayıtlarda geçen şahısların isimlerinin önündeki mesleklerle alakalı ifadelerden öğrenmekteyiz. Bunlar lakap yerine de kullanılmış olabilir. Sonuç itibarıyla bu ifadelerden, o dönemde ne tür mesleklerin mevcut olduğunu anlayabiliriz. 1509 no’lu Rize Şer’iyye Siciline yansıyan meslek grupları ile ilgili liva kâtibi, mecidiye kolağası, sancak müdürü, muhasebe baş kâtibi, tabur kumandanı, bahriye binbaşısı, jandarma mülâzımı , terzi , dökmeci , manifaturacı, dükkâncı , kuyumcu, çilingir, komisyoncu, kayıkçı, fırıncı , komisyoncu, bezzaz , mağazacı , boyacı , gibi çeşitli mesleklerden bahsedilmektedir. Örnek olarak, muhasebe-i livâ kâtibi Trabzonlu Celaleddin Efendi bin Hüseyin Efendi , Lazistan Sancağı’nın Rize müdürü Abdi Efendi bin Osman Efendi , muhasebe baş kâtibi Memiş Efendi bin Tokan Efendi , Lazistan Sancağı taburu kumandanı Sabri Bey bin Atıf Bey , Dersaadet’te Kasımpaşa civarında Büyükpiyâle’de mukîm bahriye binbaşılığından emekli Köroğlu Habib Bey bin Molla Said , Lazistan Sancağı jandarma mülâzımlığından emekli Çerkes Reşit Ağa bin Abdullah , Dersaadet’te Mayorkas hanında manifatura tüccarlarından Ethem Derviş Efendi , Kuyumcu esnafından Mavioğlu Estatir bin Anastas , Çilingir esnafından Vardalıoğlu Hasan Efendi bin Abdulkerim , Rizeli olup Dersaadet'te komisyonculuk yapan Yanko İlyapola veled-i Yorasim , Rizeli olup Dersaadet'te Azapkapısı'nda kayıkçılık yapan Çerkesoğlu Sefer bin Yusuf' gibi kayıtlar, araştırdığımız dönemdeki çeşitli meslek dallarına ait bir fikir vermektedir. Hicrî 1330-32 tarihlerinde Lazistan Sancağına bağlı Rize kazasında mahalle ve köylerde imam ve muhtar olduğu görülmektedir. Örnek olarak, Yapraklar köyü ilk muhtarı Aynacıoğlu Talip bin Mustafa ve ikinci muhtarı Salih bin Mikdad , Romanoz-i İslâm (Ceran) mahallesi ilk muhtarı Hacıoğlu Hüseyin bin Süleyman ve Muhtar âzâlarından Süleyman Şevket Efendi ve Hacı Mollazâde Ali Efendi’yi verebiliriz . Sicilde geçen meslek gruplarından imam, muhtar ve dava vekilleri bir tablo halinde aşağıda görülmektedir. Sicilde geçen muhtarlar: Mahalle-Köy Muhtar-ı Evvel Muhtar-ı Sani Anzer-i Süfla köyü Buzikaoğlu Abdullah Arğaloz köyü Lazoğlu Osman bin Ali Alemdaroğlu Şakir-Yalıncıoğlu Süleyman Aron köyü Hutoğlu Hacı Bahadır bin Mustafa Sofoğlu Salih bin Ahmed Asbet köyü ---------------------------------------------- Hacı Mahmudoğlu Mehmed bin Rıdvan Ayvarit köyü Murzioğlu İbrahim ---------------------------------------------- Babik köyü Salih bin Mahmud ---------------------------------------------- Çakalnar köyü Kakavanoğlu Bekir Efendi ibn Reşid Kakavanoğlu Hakkı bin Abdulhalim Emineddin mah. Tuzcuzâde Said Bey ibn Mehmed Ali Bey Faik Efendi ibn Hacı Osman Efendi Filandoz köyü Kara Hasanoğlu Ali bin Ömer ---------------------------------------------- Filboz mah. Salih ---------------------------------------------- Gürgen köyü Yakub ---------------------------------------------- Hacinoz mah. ---------------------------------------------- Dursun Efendi Hanes köyü Mizelioğlu Hasan bin Mehmed ---------------------------------------------- Hanzi köyü Zelkifl Nazım bin Salih Harul köyü Hasan İbrahim Hazavit köyü Alemdaroğlu Mehmed bin Osman Akmehmedoğlu Yahya bin Feyzi Holitoz köyü Araboğlu İslâm ---------------------------------------------- Hortoz mah. Eyüboğlu Ali bin Mehmed ---------------------------------------------- Kalamoz köyü Roboğlu(?) Salih bin Ömer ---------------------------------------------- Kale mah. Hacı Ömeroğlu Ahmed Efendi ibn Sadık ---------------------------------------------- Kalohraf köyü Mustafa bin Mahmud ---------------------------------------------- Kamaşnoz mah. Horhoroğlu Mehmed bin Ali ---------------------------------------------- Kandeva köyü Hacı Bayrakdaroğlu Mustafa ---------------------------------------------- Kankalinoz mah. Caferoğlu Hüseyin-Hasan bin Hacı Ömer ---------------------------------------------- Kofin köyü Durmuş ---------------------------------------------- Likoz köyü Civelekoğlu Rıdvan bin Arif ---------------------------------------------- Liparit köyü Genç Alioğlu İbrahim Ali Mağloz köyü Sadıkoğlu Kamil bin Mustafa ---------------------------------------------- Mamul köyü Zelkifl ---------------------------------------------- Mavranet köyü Karafazlıoğlu Akif Karafazlıoğlu Yusuf bin Arif Muskas köyü Cafer ---------------------------------------------- Müftü mah. Şükrü bin Hüseyin ---------------------------------------------- Pendoz mah. Sarıoğlu Receb bin Mustafa Hacı Mustafa ibn Hasan Peripol mah. Abdulkerim ---------------------------------------------- Peşeyan mah. Türüdizâde Hasan Efendi ibn Hacı Mehmed Hüseyin Efendi ibn Hacı Mehmed Petroz köyü Cafer bin İdris Abdullah bin Süleyman Piri Çelebi mah. Hafız Hüseyin Efendi ibn Hurşid Efendi ---------------------------------------------- Ramanoz-i İslâm Hacıoğlu Hüseyin bin Süleyman ---------------------------------------------- Ramanoz-i Rum Kuyumcuoğlu Yorika ---------------------------------------------- Sahor köyü ---------------------------------------------- Dervişoğlu Memiş bin Ahmed Salarha Ruspa ---------------------------------------------- Deli Hasanoğlu Tahir bin Yunus Samri mah. Çalıkoğlu Hasan bin Mustafa ---------------------------------------------- Setoz köyü Mehmed Ali ---------------------------------------------- Vila köyü Mustafa ---------------------------------------------- Vonit mah. Abdulhalim ---------------------------------------------- Yapraklar köyü Aynacıoğlu Talib bin Mustafa Salih bin Mikdad Zancel köyü Ömer ---------------------------------------------- Sicilde geçen imamlar: Mahalle-Köy İmam Anzer köyü Camdanoğlu Dursun bin Hacı Ömer Arğaloz köyü Hacı Ali Reşid bin Yakub Asbet köyü Hantaloğlu İsmail Efendi ibn Kamil Efendi Babik köyü-Mapavri Osoğlu Mehmed bin İsmail Babik mah. Tuzcuzâde Şaban Efendi ibn Abdulhamid Ağa Bandırma kazası Hacı İsmail Hakkı Efendi ibn Abdullah Çancol mah. Said Çiklenar köyü Hafız Mustafa Efendi Emineddin mah. Zırhzâde Hacı Şaban Efendi/Müftüzâde Emin Efendi Filyoz mah. Telcioğlu Ahmed bin Aziz Fosa köyü Sadıkoğlu Hasan Ğotoz köyü Hasan Efendi Harvel köyü Araboğlu Mustafa bin Hasan Hortoz mah. Muradoğlu Ali Efendi ibn Hüseyin Efendi İveris köyü Hacı Osmanoğlu Osman Kabahor köyü Ayvazoğlu Osman Efendi ibn Hüseyin Kale mah. Edhem Efendi ibn Hacı Mahmud Efendi Kalohten mah. Topcuoğlu Sabit bin Hüseyin Kankalinoz mah. Faizzâde Salih bin Sadullah Kofin köyü Kosifoğlu Mustafa bin İsmail Likoz köyü Civelekoğlu Mustafa Efendi ibn Hurşid Mağloz köyü Mehmedoğlu İsmail bin Ali Mamul köyü Durmuş Peşeyan mah. Tatzâde Hacı Eşref Efendi ibn Hüseyin Efendi Petroz köyü Mustafa Efendi Piri Çelebi mah. Süleyman Efendi ibn İsmail Efendi Raşot Hordoloşoğlu Yusuf Nihad Efendi ibn Ali Sahor köyü Sarı Hüseyinoğlu Bayram bin Ali Salarha Ruspa Ömeroğlu Hüseyin bin Ali Samri mah. Emiroğlu Dursun Taşçıoğlu Camii İmamı Hafız Mustafa Efendi ibn İsmail Efendi ve Ofluoğlu Şaban Efendi ibn Bayram Efendi Vonit mah. Hafız Muharrem Efendi Zancel köyü Hacı Mehmed Zavendik köyü Kasım Efendi ibn Ahmed Efendi Sicilde geçen dava vekilleri: Dava Vekilleri Abdulhamid Efendi ibn Abdulkerim Abdulvahid Efendi ibn Abdulhalim Efendi Ahmed Remzi Efendi ibn Derviş Efendi Arif Efendi ibn Tevfik Efendi Beşirzâde Mirat Efendi Gedikoğlu Lazar Efendi ibn Puvan Efendi Hafız Hulusi Efendi ibn Salih Efendi Hafız Mehmed Behram Bey ibn Abdullah Hemşinli Kopalzâde Sami Efendi ibn Hüseyin Efendi Kaşif Efendi ibn Ömer Ağa Mehmed Şevket Efendi ibn Haşim Efendi Mehmed Tevfik Efendi ibn Abdulkerim Mustafa Efendi ibn İzzet Efendi Müderrisoğlu İsmail Efendi ibn Yusuf Efendi Ordulu Hüseyin Avni Efendi ibn Ali Vasil Efendi ibn Yani 31. Konu Başlıklarına Göre Sicilde Geçen Davalar
Adet No Konu Başlığı 1 Alacak davası 2 Vekil tayini 3 Kadının kocasının maaşını talebi 4 Vakıf 5 Nafaka davası 6 Kadının malını satması 7 Borcun ödenmesi 8 Nafaka davası 9 Nafaka davası 10 İmam ataması 11 Nafaka davası 12 Mesken tedarik 13 Hırsızlık 14 Vasi tayini 15 Mesken tedariki 16 Vasi tayini 17 Hududa tecavüz davası 18 Başkasına teslim edilen paranın vereselere taksimi 19 Eytam Müdürlüğü'nden para alınması 20 Vasi tayini 21 Eytam Müdürlüğü'nden para alınması 22 Eytam Müdürlüğü'nden para alınması 23 Cami mütevellisi ve Vakıf 24 Alacak davası 25 Alacak davası 26 Eytam Müdürlüğü'nden para alınması 27 Küçük yaşta evlilik, Baliğa olduktan sonra boşanma talebi 28 Arazi davası 29 Yol tahrip ve Hududa tecavüz davası 30 Alacak davası 31 Veraset ilâmı 32 Buluğdan önce nikâh, 8 aylık çocuğun evlenmesi ve Hülle 33 Eytam Müdürlüğü'nden para alınması 34 Veraset ilâmı 35 Yeni Camiye imam atanması ve şartları 36 Alacak Davası 37 Vakıf 38 Arazi davası 39 Arazi ve Emlak ve Tecavüz-i Hudud 40 Eytam Müdürlüğü'nden para alınması 41 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 42 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 43 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 44 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 45 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 46 Tarla Satımı 47 Arazi, Hudud ve Alacak davası 48 Arazi davası 49 Eşya, Arazi ve Emlak davası 50 Arazi ve Emlak davası 51 Veraset ilâmı 52 Alacak davası 53 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 54 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 55 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 56 Mesken Tedariki, Mehr-i müeccel talebi 57 Araziyi bakmak için vekil tayini 58 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 59 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 60 Vasi tayini 61 Cami mütevellisi ve Vakıf 62 Alacak davası 63 Veraset ilâmı 64 Vasi tayini 65 Veraset ilâmı 66 Mesken tedariki 67 Arazi, Su ve Ortaklık davası 68 Eytam sandığından alınan paranın teslim edilmesi 69 Veraset ilâmı 70 Vakfa borcun ödenmesi 71 Vasi tayini 72 Vekil tayini 73 Veraset ilâmı 74 Eytam'dan alınan paranın ödenmesi 75 Nafaka davası 76 Adam öldürmeye isnad 77 Vekil tayini 78 Veraset ilâmı 79 Vekil tayini 80 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması ve Vakıf 81 Arazi davası 82 Alacak ve Arazi davası 83 Vasi tayini 84 Vekil tayini 85 Nafaka davası 86 Nafaka davası 87 Nafaka davası 88 Geçici olarak kaldığı evden çıkmama 89 Arazi ve Emlak davası 90 Vekil tayini 91 Arazi ve emlağa müdahale 92 Arazi, Emlak, Alacak ve Hudud davası 93 Vekil tayini 94 İnek satımından sonra parasının alınamaması 95 Arazi ve Emlak davası 96 Arazi, Su ve Ortaklık davası 97 Nafaka, Hane, Arazi ve Hudud davası 98 Arazi, Yol, Arsa ve Emlak davası 99 Fındıklık ve Emlak davası 100 Vekil tayini 101 Mal intikali 102 Arsa'dan çıkartılma 103 İmam ataması 104 Vekil tayini 105 Veraset ilâmı 106 Arazi ve emlaktaki hissenin satımı 107 Adam Kaçırma, Eşkıyalık, Fidye talebi ve Yol kesme davası 108 Vekil tayini 109 Nafaka davası 110 Yol ve Arsa tahrip davası 111 Değirmen suyu anlaşmazlığı 112 Vasi tayini 113 Babadan kalan emlak ve araziyi satma 114 Alamadığı mehr-i müeccel'i taleb etme 115 Vasi tayini 116 Kadının alacak tahsili 117 Vasi tayini 118 Arazi davası 119 Vasi tayini 120 Binayı kendi arazisinde olduğu için yıkması 121 Vekil tayini 122 Vasi tayini 123 Veraset ilâmı 124 Veraset ilâmı 125 Nafaka davası 126 Nafaka davası 127 Nafaka davası 128 Adam öldürme 129 Vasi tayini 130 Vasi tayini 131 Vasi tayini 132 Vekil tayini 133 Mesken Tedariki 134 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 135 Mehr-i müeccel talebi 136 Veraset ilâmı 137 Veraset ilâmı 138 Nafaka davası ve Mehr-i müeccel talebi 139 Alacak davası 140 Vekil tayini 141 Arazideki hissenin satımı 142 Arazi davası 143 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 144 Vekil tayini 145 Emlağı kiraya verme için vekil 146 Arazi, Emlak ve Hudud davası 147 Nafaka davası 148 Adam öldürme 149 Adam öldürme 150 Adam öldürme 151 Vasi tayini 152 Veraset ilâmı 153 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 154 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 155 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 156 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 157 Vekil tayini 158 Veraset ilâmı 159 Kadına, evine dönmesi için tenbihte bulunulması 160 Hisse satımı için vekil 161 Orta Cami-i şerifin tamir ve termimi 162 Nafaka davası 163 Arazi satma vekili 164 Eytam sandığına babası tarafından konan paranın oğlu tarafından alınması 165 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 166 Gabn, Takrir ve Arazi davası 167 Borç talebi 168 Eytam müdürlüğünden alınan borcun ödenmesi için uyarı yapılması 169 Vasi tayini 170 Vasi tayini 171 Arazi ve Hudud davası 172 Hırsızlık 173 Nafaka davası 174 Nafaka davası 175 Nafaka davası 176 Kanun-i Muvakkit 177 Veraset ilâmı 178 Vekil tayini 179 Arazi satma vekili 180 Nafaka davası 181 Miraç gecesi ilâmı 182 Arazi, Mülk, Kira, Alacak davası 183 Haliyt, Şerik ve Arazi davası 184 Arazi satma vekili 185 Arazi, Emlak ve Hudud 186 Veraset ilâmı 187 Alacak davası 188 Arazi ve Mecra davası 189 Arazi, Emlak ve Arsa davası 190 Arazi ve mülk taksimi'ne müdahale 191 Veraset ilâmı 192 Arazi satma vekili 193 Berat gecesi ilâmı 194 Para alacağına mahsuben ev alması 195 Veraset ilâmı, mülkün varislere taksim edilmesi 196 Alacak davası ve Sened tahsili 197 İmam ataması 198 İmam ataması 199 Mal satma vekili 200 Adam öldürme 201 Vasi tayini 202 Vasi tayini 203 Ağaç kesme, Arazi ve Hudud davası 204 İmam ataması 205 Ramazan-ı Şerif ilâmı 206 Arazi davası 207 Vasi tayini 208 Veraset ilâmı 209 Arazi davası 210 İmam ataması 211 Arazideki hisse satma vekili 212 Vekil tayini 213 Nafaka davası 214 Nafaka davası 215 Mal satma vekili 216 Alacak tahsili 217 Nafaka davası 218 Nafaka davası 219 Ramazan Bayramı İlamı 220 Eytamdan alınan 1065 kuruşun teslimi 221 Alacak, Saky, Hark ve Tokmak davası 222 Alacak davası 223 Alacak davası 224 Vasi tayini 225 Harcırah talep etme 226 Arazi, Su ve Ortaklık davası 227 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 228 İmam ataması 229 Nafaka davası 230 Vasi tayini 231 Nafaka davası 232 Nafaka davası 233 Nafaka davası 234 Veraset ilâmı 235 Arazi satma vekili 236 İmam ataması 237 Tereke taksimi 238 Nafaka davası 239 Değirmen, Tokmak ve Otları yakma davası 240 Arazi, Su ve Ortaklık davası 241 Tarla satımı 242 Kaçak silah taşıma, Silah teşhiri ve Tuz kaçakçılığı davası 243 Adam Öldürme 244 Kocaya itaatsizlik 245 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 246 Mal intikali 247 Vasi tayini 248 Mülk, Akar ve Dükkân hissesi taksimi 249 Dökmeci dükkânı satımı 250 Tuz ceza-i nakdiyye davası 251 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 252 Mal satımı 253 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 254 Nafaka davası 255 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 256 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 257 Ev satımı 258 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 259 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 260 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 261 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 262 Vakıf 263 İmam ataması 264 Orta Cami'nin altındaki dükkânların kiraya verilmesi 265 Arazi davası 266 Nafaka davası 267 Nafaka davası 268 Vasi tayini 269 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 270 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 271 Vasi tayini 272 Adam öldürme ve Kısas 273 Tütün davası 274 Vasi tayini 275 Arazi hissesi devri 276 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 277 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 278 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 279 Vasi tayini 280 Emlak, Arazi ve Eşya davası 281 Arazi satma vekili 282 Ark, Sel, Arazi, Emlak ve Hudud davası 283 Vekil tayini 284 Veraset ilâmı 285 Veraset ilâmı 286 Nafaka davası 287 Eytam sandığındaki paraların çocuk reşid olunca alınma isteği 288 Kurban bayramı ilâmı 289 Nafaka davası 290 Arazi, Su ve Ortaklık davası 291 Cuma namazı kıldırma izni 292 Tarla Satımı 293 Nafaka davası 294 Vasi tayini 295 Vasi tayini 296 Vekil tayini 297 Arazideki hisse satma vekili 298 Kadının emlak, arazi ve akardaki hisselerini alması 299 Vasi tayini 300 Alacak, Nafaka ve Eşya davası 301 Emlak ve arazinin tefrikine müdahale 302 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 303 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 304 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 305 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 306 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 307 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 308 Tekfin, Techiz, Iskat-ı salat, Kefaret-i savm 309 Kardeşinden Nafaka davası talebi 310 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 311 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 312 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 313 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 314 Arazi, Emlak, Tefrik ve Taksim davası 315 Vasi tayini 316 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 317 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 318 İmam ataması 319 Vakıf 320 Nafaka davası ve Mesken tedarik 321 Nafaka davası 322 Veraset ilâmı 323 Nafaka davası 324 Değirmen, Su ve Mecra davası 325 Veraset ilâmı 326 Vekil tayini 327 Arazi, Haliyt ve Şerik davası 328 Veraset ilâmı 329 Veraset ilâmı 330 Arazi hissesi devri 331 Veraset ilâmı 332 Emekli maaşını alma vekili 333 Hadm, Tahrib, Zarar ve Ziyan davası 334 Nikâh davası ve Kocaya itaat uyarısı 335 Haliyt, Şerik, Arazi, Emlak, Alacak ve Hududa tecavüz davası 336-A Vekil tayini 336-B Vekil tayini 337 Nafaka davası 338 Nafaka davası 339 Nikâhı feshetme 340 Alacak davası 341 Arazi, Hakk-ı şurb, Saki, Mecra ve Mesil davası 342 Nafaka davası 343 Bain talakla boşandıktan sonra tekrar aynı kişi ile evlenme 344 Alacak talebi 345 Yakın bir yere askere giden eşinden nafaka talebi 346 Arazi, Emlak, Akarlardaki hisse tefrik ve taksim vekili 347 Borç talebi 348 Bayin Talak ve sonucunda mehr-i müeccel talebi 349 Alacak davası ve Hayvan vergisi 350 Veraset ilâmı 351 İmam ataması 352 Nafaka davası 353 Vasi tayini 354 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 355 Arazi ve han intikali 356 Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 357 Bayin Talak ve mehr-i müeccel talebi 358 Vekil tayini 359 Vasi tayini 360 Veraset ilâmı 361 Alacağını varislerden alma 362 Veraset ilâmı 363 Alacağını varislerden alma 364 Bayin Talak sonucunda kadına nafaka bağlanması 365 Nafaka davası 366 Nafaka davası 367 Bayin Talak sonucunda kadına nafaka bağlanması 1 B Arazi, Su ve Ortaklık davası 2 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 3 B Vasi tayini 4 B Eytamdan alınan paranın ödenmesi için kefillere verilen ilâm 5 B Arazi ve Hudud davası 6 B Tarla intikali 7 B Hisse satımı 8 B Arazi ve Emlak davası 9 B Arazi, Emlak, Tereke ve Zarar davası 10 B Arazi ve Emlak davası 11 B İmam ataması 12 B Arazi hissesi satımı 13 B Mesken tedariki ve Kocaya itaatsizlik 14 B Arazi hisseleri 15 B Mülk ve Dükkân hissesi satımı 16 B Alacak davası 17 B Veraset ilâmı 18 B Adam öldürme 19 B Nafaka davası 20 B Darp, itale-i lisan davası 21 B Veraset ilâmı 22 B Veraset ilâmı 23 B Veraset ilâmı 24 B Kadının kocasını bırakıp başka biriyle evlenmesi. 25 B Mevlid-i şerif ilâmı 26 B Nafaka davası 27 B Veraset ve Alacak davası 28 B Süt haramlığı 29 B Veraset ilâmı 30 B Veraset ilâmı 31 B Vekil tayini 32 B Mesken tedariki 33 B Bayin talak, Nafaka davası 34 B Arazi hissesi vekili 35 B Arazi, Emlak, Değirmen ve Ark davası 36 B Veraset ilâmı 37 B Emlak, Arazi, Hark ve Mesil davası 38 B Emlak, Arazi, Hark, Mesil ve Alacak davası 39 B Mal satımı 40 B Arazi davası 41 B Mal devri 42 B Arazi davası 43 B Hane, Tefrik ve Taksim davası 44 B Vasi tayini 45 B Veraset ilâmı 46 B Vekil tayini 47 B Nafaka davası 48 B Akar ve Alacak davası 49 B Tereke, Emlak ve Alacak davası 50 B Alacak davası 51 B Sahtekârlık davası 52 B İmam ataması 53 B Veraset ilâmı 54 B Emlak, Arazi ve Alacak davası 55 B Nafaka davası 56 B Vasi tayini 57 B Veraset ilâmı 58 B Değirmen, Arazi, Emlak ve Hudud davası 59 B Veraset ilâmı 60 B Vekil tayini 61 B Vasi tayini 62 B Vakıf 63 B İmam ataması 64 B Vekil tayini 65 B Arazi 66 B İmam ataması 67 B Dükkân ve Arsa davası 68 B Vasi tayini 69 B Nafaka davası 60 C Veraset ilâmı 61 C Arazi, Emlak ve Alacak davası 62 C Arazi hissesi satımı 63 C Vasi tayini 64 C Bayin Talak ve Nafaka davası 65 C Kayıt yok 66 C Kayıt yok 67 C Darb davası 68 C Veraset ilâmı 69 C Alacak, Arazi davası 70 B Hakk-ı saky, mesil ve mecra davası 71 B Talak iddiası 72 B Arazi, Arsa ve Dükkânları kiraya verme 73 B Alacak, Tereke, Emlak ve Akar davası 74 B Eytam'dan alınan paranın geri ödenmesi için ilâm 75 B Vekil tayini 76 B Veraset ilâmı 77 B Teşhir-i silah, Tehdid ve Ehafe davası 78 B Emlak ve Arazi davası 79 B Emlak, Arazi, Eşya ve Tereke davası 80 B Nafaka davası 81 B Veraset ilâmı 82 B Vasi tayini 83 B Vasi tayini 84 B Nafaka davası 85 B Tarla satımı 86 B Nafakayı iptal ettirme 87 B Eytamdan alınan borcun ödendiğine dair ilâmdır 88 B Eytamdan alınan borcun ödendiğine dair ilâmdır 89 B Emlak, Arazi ve Akardaki hisseler için talep 90 B Vasi tayini 91 B Süt haramlığı 92 B Arazi davası 93 B Arazi, Emlak, Alacak ve Hudud davası 94 B Nafaka davası 95 B Nafaka davası 96 B Nafaka davası 97 B Hırsızlık davası 98 B Veraset ilâmı 99 B Veraset ilâmı 100 B Veraset ilâmı 101 B Veraset ilâmı 102 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 103 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 104 B Darp ve itale-i lisan davası 105 B Arazi ve Emlak davası 106 B Arazi hissesi satımı 107 B Değirmendeki hisseye ve kiraya müdahale ve gasp 108 B Mülk satımı 109 B İmam ataması 110 B Çocuğun yaşlı annesine nafaka ödemesi 111 B Regaip gecesi İlamı 112 B 9 yaşına gelmiş kızın nafakası kesildiğinden nafakasını karşılaması için babasına teslim edilmesi 113 B Emlak ve arazideki hisse satımı 114 B Emlak ve arazideki hisse satımı 115 B Vasi tayini 116 B 3 talakla boşama ve mehr-i müsemma talebi 117 B Mesken tedariki 118 B Arsa satımı 119 B Veraset ilâmı 120 B Veraset ilâmı 121 B Mürâhika’nın (12 Yaşında buluğa ermemiş çocuk) evlenmesi 122 B Alacak davası 123 B Nafaka davası 124 B Arazi satımı 125 B Arsa Satımı 126 B Adam öldürme 127 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 128 B Tüfek Çalma 129 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 130 B Mirac gecesi ilâmı 131 B Adam öldürme, yaralama 132 B Vasi tayini 133 B İmam ataması 134 B Veraset ilâmı 135 B Vakıf 136 B Emlak ve arazi satışı 137 B Nafaka talebi 138 B Buluğdan önce velinin rızası ile evlilik ve erkek tarafından buluğdan sonra 3 talakla boşama 139 B Vasi tayini 140 B Kayıt yok 141 B Fırın gediği alacağından zarar ve ziyan 142 B Eytam Müdürlüğü’nden alınan borcun ödenmesi gerektiğine dair ilâm 143 B Muhalaa ve Hüsn-i muaşeret davaları 144 B Arazi davası 145 B Baliğa kızın iki kere evlenmesi 146 B İmam ataması 147 B Veraset ilâmı 148 B Nafaka davası 149 B Veraset ilâmı 150 B Berat gecesi ilâmı 151 B Vasi tayini 152 B Arazi satımı 153 B Mülk satımı 154 B Veraset ilâmı 155 B Eytamdan alınan borcun ödenmesi gerektiğine dair ilâm 156 B Mesken tedarik 157 B Veraset iddiası 158 B Veraset iddiası 159 B Vasi tayini 160 B Arazi, Emlak ve Su davası 161 B Adam öldürme 162 B Vasi tayini 163 B Muhalaa ve Hüsn-i imtizac 164 B Ramazan gecesi ve Hilali 30'a tamamlama 165 B Adam öldürme 166 B Nafaka davası ve Mesken talebi 167 B Vasi tayini 168 B Alacak davası 169 B Veraset ilâmı 170 B Adam öldürme, Kısas ve Diyet 171 B İmam ataması 172 B Vasi tayini 173 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 174 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 175 B Ramazan bayramı ilâmı 176 B Veraset ilâmı 177 B Vasi tayini 178 B Veraset ilâmı 179 B Tereke'nin satışı 180 B Veraset ilâmı 181 B Anne'nin çocuktan nafaka talebi 182 B Veraset ilâmı 183 B Mehr-i müeccel ve Bayin talak 184 B Veraset ilâmı 185 B Vasi tayini 186 B Veraset ilâmı 187 B Nafaka davası tayini 188 B Rehinli malın satımı, Emanetteki akçelerin satımı 189 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 190 B Veraset iddiası 191 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 192 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 193 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 194 B Veraset ilâmı 195 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 196 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 197 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 198 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 199 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 200 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 201 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 202 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 203 B Kocasının ölümünden sonra Kadının kayın pederinden bazı sahip olduğu eşyaları talep etmesi 204 B Dağa kaldırma ve Adam kaçırma davası 205 B Veraset ilâmı 206 B 2 Eşlilik ve Mesken tedariki, 207 B Veraset ilâmı 208 B Vekil tayini 209 B Veraset ilâmı 210 B Vekil tayini 211 B Ester ve Eşya davası 212 B Veraset ilâmı 213 B Tereke'den hisse talebi 214 B Tereke'den hisse talebi 215 B 3 talak, mehr-i müsemma, mehr-i müeccel 216 B Kayınpeder'den nafaka talebi 217 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 218 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 219 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 220 B Kurban bayramı ilâmı 221 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 222 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 223 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 224 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 225 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 226 B Arazideki hissenin satımı 227 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 228 B Eytam Müdürlüğü’nden para alınması 3. SONUÇ Yaptığımız çalışmada XX. Yüzyılın başında Rize kazasının sosyolojik ve hukuki durumunu tespit etmeye yarayacak birçok veri elde ettik. Şer’iyye sicilindeki konu ile ilgili kayıtların azlığından kazanın ekonomik, siyasi ve kültürel yapısına ait geniş kapsamlı bilgiler elde etme imkânımız olmadı. Fakat sosyal yaşantı ve hukukla ilgili davalar bize kazanın ve dolayısıyla Osmanlı Devleti’nin döneme ait bu yönleri hakkında bilgi edinme fırsatı verdi. Çalışmamız sonucu elde edindiğimiz bilgileri burada özetlemenin yararlı olacağına inanıyoruz.
Öncelikle davaların işleyişinde takip edilen metot ve davaların çok kısa sürede sonuçlanması dikkati çeken önemli bir özelliktir. Mahkemelerde davalı ve davacının ırkî kökenini ön plana çıkaran kayda değer hiçbir unsur görülmemekle birlikte dini kökenlerin de davanın işleyişinde olumlu ya da olumsuz bir etkisi bulunmamaktadır. Toplum, Müslüman olanlar (Müslim) ve Müslüman olmayanlar (Gayrimüslim) olarak ifade edilmiştir. Devlet halkına karşı din ve milliyet farkına dayalı bir muamele sergilememiş “Osmanlı teb’ası” kavramını öncelikle kullanmıştır. Müslim ve gayrimüslim halkın birbirleriyle olan ilişkilerini detaylı bir biçimde ortaya koyacak hükümlerin mevcut olmaması ayrı dinlere mensup insanların birbirleriyle olan münasebetlerini sicil kayıtlarına bakarak elde etme imkânımızı az da olsa ortadan kaldırmıştır. Çünkü Müslim ve gayrimüslim halkın mahkemelere intikal eden olayları büyük çoğunlukla kendi aralarında geçmiştir. Yalnızca borç ve alacak gibi mahkemelik konularda mahkemeye intikal etmiş ve bu durumlarda mahkeme tamamen adaletli davranmış, gayrimüslim lehine Müslim aleyhine karar alabilmiştir. Her toplumun aile yapısında, insanlığın sosyal yaşamı ve aile yapısı için faydalanılabilecek değerler ve normlar vardır. Her toplumun kendine özgü sosyo-ekonomik ve kültürel kalıpları vardır ve bunlar aile kurumunu etkilemektedir. Hicrî 1330-32 yılları arasını kapsayan ve birincil yazılı tarih kaynağı olan Rize şer’iyye sicilleri vasıtasıyla yaptığımız doğrudan ve dolaylı incelemelerimize göre Rize ailesi, üyelerinin sosyalleşmesi, topluma kazandırılması, kültürel ve dinî değerlerin yaşanılması, yeni nesle aktarılması ve de toplumun devamının sağlanması gibi önemli rolleri hem tabii hem de dinî bir kurum olarak toplumsal yapıda işlevini yerine getirmiştir. Ailenin oluşum sürecinde nikâh müessesesi, ister erkek ister kadın olsun her iki tarafa da belirli statüler kazandırmış ve bu statüler gereği de belirli roller ve sorumluluklar yüklemiştir. Söz konusu dönemde, Rize ailesinde koca, ailede mutlak bir otoriteye sahip olmayıp, ailedeki üstünlüğü, aile işleyişini düzenleme, yönetme ve ihtiyaçlarını karşılama şeklindedir. Koca, ailedeki statüsü ve yetkileri dışında dilediği gibi hareket etmeye yöneldiğinde, karısı ve çocukları tarafından uyarılmış veya dava edilmiştir. İlgili dönemde Rize ailesinde kadınlar, ekonomik bakımdan özel mal, mülk edinebilmişler ve bu varlıklarını kendi hür iradelerine göre tasarruf edebilmişlerdir. Nikâhla birlikte almaya hak kazanılan mehirler, kocanın veya babanın değil; bizzat kadınların özel mülkiyeti ve tasarrufunda olmuştur. Rize ailesinde kadınların bu sosyo-ekonomik statüsü; onların ev içi yaşamdan ev dışı yaşama katılmalarına fırsat tanımıştır. Kadınlar, İslâm’ın sosyal yaşamla alâkalı değerlerini dikkate alarak üretime katkıda bulunmuşlardır. Sahip oldukları servetleri ile borç para vererek veya ortak olarak ticarî işleri yürütmüşlerdir. Bu gözlemlere bakılarak, kadınların bugünkü manada kamusal alanda yer aldıkları gibi bir anlayış ve değerlendirme yanlış olabilir. Burada önemli olan sanayi toplumu olmayan ve İslâmî değerlerin sosyal yaşamda ağırlığını hissettirdiği XX. Yüzyılın başındaki Osmanlı toplumu ve ailesinde kadınların eve hapsedilmedikleri; aksine toplumsal yaşama katılabilmiş olmalarıdır. Osmanlı ailesinin Anadolu görünümünden bir kesiti temsil eden Rize ailesinde XX. Yüzyılın başında çok eşlilik sanıldığının aksine yaygın değildir. Birden fazla kadınla evlilik oranı sayıca çok azdır. İslâm Dini’nde çok eşle evliliğe izin verilmesine rağmen toplumda dini bilgileri ve yönlendiricilikleriyle kabul gören din adamlarının bu tip evlilik yapanlar arasında yer almadıklarını görüyoruz. Daha çok, yönetici statüsündeki kimselerin veya ekonomik durumları iyi olanların bu tip evliliği tercih edişine rastlıyoruz. Toplumda işlevini yerine getiren aile, ailenin en temel üyelerinden anne veya babadan birinin ölümü sonucu parçalanma ile karşı karşıya kalabilmektedir. Bu durumda, Rize ailesinin çocukları, söz konusu tarihi periyotta nafaka, mehir, vasilik, hacr ve terbiye, eytam sandığı gibi aileyi koruyucu müesseselerle, fiziksel ve ekonomik açıdan himaye edilmişler ve topluma yeniden kazandırılmışlardır. Aileler kadının iradesi dışında çözülmüşse, hem kadın hem de çocukları aynı koruyucu müesseselerle ve mehr-i müeccel kurumuyla belirli bir süre barınma, yiyecek-içecek gibi konularda kocanın zorunlu olarak sorumlu tutulduğu koruma altına alınmışlardır. Böylece çözülmüş/dağılmış aileler, herhangi bir sıkıntı ve endişe hissetmeksizin topluma yeniden uyum sağlayabilmişlerdir. Kazanın ekonomik yapısını aydınlatmada yeterli miktarda hüküm bulunmaması bu konudaki bilgilerimizi sınırlandırmakla beraber azda olsa Rize’deki ticarî faaliyetlerin siciller ışığında ele alındığı bu çalışmanın sonunda şu sonuçlar elde edilmiştir: Öncelikle XX. yüzyılın başında Lazistan Sancağına bağlı Rize kazasında ekonomik hayat pek de üst seviyede değildi. Halk geçimini sağlamak için bulunduğu yerde tarım, hayvancılık, balıkçılık gibi çeşitli mesleklerle geçimlerini sağlamışlardır. Şehrin arazisi tarıma elverişli olmadığından geçimlerini Rize’de temin edemeyen halk, çözümü ya şehir dışına çıkmakta ya da farklı ülkelere gitmekte aramıştır. İlgili dönemde Rize’deki ticaret hayatı ile ilgili olarak kullanılan paranın değerine gelince, XX. yüzyılın başında Osmanlı’nın kullandığı akçenin tedavülden kalkmasına rağmen Rize’de hâla kullanıldığı ve son dönemini yaşadığı görülmüştür. Borç ve alacaklarla ilgili kayıtların bütününe bakıldığında bir kadın başka bir erkeğe borç verebildiği gibi farklı dine mensup kişiler arasında da borç alış-verişi olmuştur. Sicilde geçen vakıflara gelince, bu vakıflarda vakfedilen paralar genelde belirli kârla ve sağlam kefillerle ihtiyaç sahiplerine kredi imkânı sağlamıştır. Sağlığın, eğitimin ve refahın bağışlarla karşılandığı bir toplumda, para vakıfları toplum düzeninin ayakta kalmasında çok önemli bir etken olmuştur. Eksiksiz olmamakla beraber yaptığımız çalışmanın kazanın sosyal, kültürel ve hukuki yapısının aydınlatılması konusunda yararlı olması dileğimizdir YARARLANILAN KAYNAKLAR a. Arşiv Kaynakları 1509 NO’LU RİZE ŞER’İYYE SİCİLİ : Ankara Milli Kütüphane. BAŞBAKANLIK OSMANLI ARŞİVİ : Dahiliye İdare (BOA,DH,İD) 97/25; 94/-2, 39 ;105/-2, 41 numaralı kayıtlar. _______________________________ : Dahiliye-Muhaberât ve Tensikat Müdüriyeti (DH.EUM.MTK.) 4, 42 ; 6, 8 numaralı kayıtlar. _______________________________ : İrade Meclis-i Vâlâ (İ. MVL.), 272/10521. BAŞBAKANLIK CUMHURİYET ARŞİVİ : 2510.3386.0, 4832/310, 10.0.61, 99; 2512.3394..0, 4920, 310.10.0.61, 137 numaralı kayıtlar. b. Kitaplar AK, Orhan Naci : Rize Tarihi, Rize Halk Eğitim Merkezi, Rize 2000. AKGÜNDÜZ, Ahmet : Şer’iyye Sicilleri, Mahiyeti, Toplu Kataloğu ve Seçme Hükümler, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, İstanbul 1988. AKGÜNDÜZ, Ahmet-CİN, Halil : Türk Hukuk Tarihi, I, Sayram Yayınları, Konya 1989. ALBAYRAK, Haşim : Tarih Boyunca Doğu Karadeniz’de Etnik Yapılanmalar ve Pontus, Babıali Kitaplığı, İstanbul 2003. ALBAYRAK, Hüseyin : Trabzon Kültür Tarihine Bir Bakış, Kuzey Gazetecilik Matbaacılık, Trabzon 1989. ATAR, Fahrettin : İslâm Adliye Teşkilatı, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 1999. AYDIN, M. Akif : İslâm-Osmanlı Aile Hukuku, Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Yayınları, İstanbul 1985. ______________ : Türk Hukuk Tarihi, Beta Basım Yayım Dağıtım, İstanbul 1995. BAYINDIR, Abdülaziz : İslâm Muhakeme Hukuku (Osmanlı Devri Uygulaması), İslâmi İlimler Araştırma Vakfı, İstanbul 1986. BİJIŞKYAN, P.Minas : Karadeniz Kıyıları Tarih ve Coğrafyası Pontus Tarihi, Çev. ve Nşr. Hrand D. Andreasyan, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, İstanbul 1998. BİLMEN, Ömer Nasuhi : Hukuk-u İslâmiyye ve Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu, Bilmen Yayınları, İstanbul 1985. BOSTAN, M. Hanefi : XV-XVI. Asırlarda Trabzon Sancağında Sosyal ve İktisadi Hayat, TTK, Ankara 2002. CEMİL, Arif : I. Dünya Savaşı’nda Teşkilat-ı Mahsusa, Arba Yayınları, İstanbul 1997. CİN, Halil : Eski Hukukumuzda Boşanma, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Konya 1988. _________ : İslâm ve Osmanlı Hukukunda Evlenme, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Konya 1988. CUINET, Vital : La Turquie d’Asie, Paris 1892. ÇAY, A. Haluk : Her Yönüyle Kürt Dosyası, Turan Kültür Vakfı, Ankara 1973. ÇELİK, Ahmet : Tarihi-Sosyal-Kültürel ve Coğrafi Yönleriyle Akkuş, Küçükler Kitabevi, İstanbul 2002. ÇİÇEK, Kemal : “Şer’iyye Sicillerine Göre Trabzon’da Müslim-Gayrimüslim İlişkileri”, Trabzon Belediyesi Kültür Yayınları, Trabzon 1999. DEVELLİOĞLU, Ferit : Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat, Aydın Kitabevi, Ankara 2005. DÖNDÜREN, Hamdi : İslâm Hukukuna Göre Günümüzde Vakıf Meseleleri, Erkam Yayınları, İstanbul 1998. DÖNMEZER, Sulhi : Sosyoloji, Beta Yayınları, İstanbul 1990. DÜZDAĞ, M. Ertuğrul : Şeyhu’l İslâm Ebussuud Efendi Fetvaları Işığında 16. Asır Türk Hayatı, Enderun Kitabevi, İstanbul 1983. EKİNCİ, Ekrem Buğra : Tanzimat ve Sonrası Osmanlı Mahkemeleri, Arı Sanat Yayınları, İstanbul 2004. ERYILMAZ, Bilal : Osmanlı Devletinde Gayrimüslim Teb’anın Yönetimi, Risale Yayınları, İstanbul 1990. GOLOĞLU, Mahmut : Anadolu’nun Milli Devleti Pontus, Goloğlu Yayınları, Ankara 1973. __________________ : Trabzon Tarihi, Goloğlu Yayınları, Ankara 1975. GÜNAY, Turgut : Rize İli Ağızları, Milli Folklor Araştırma Dairesi, Ankara 1978. HEREDOT : Heredot Tarihi, Çev. Perihan Kuturman, Hürriyet Yay, İstanbul 1973. KARA, İsmail : İlk Rize Müftüsü Mehmet Hulusi Efendi Rize Hadisesi Hac Hatıraları, Dergâh Yayınları, İstanbul 2004. KARPUZ, Haşim : Rize, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1991. KIRZIOĞLU, Fahrettin : Kars Tarihi, Işıl Matbaası, İstanbul 1953. ___________________ : Yukarı Kür ve Çoruk Boylarında Kıpçaklar, TTK, Ankara 1992. KOMİSYON : Bombardıman, İşgal ve Kurtuluş Tarihleri 1911-1922, Genel Kurmay Basımevi, Ankara 1977. ___________ : Yeni Türk Ansiklopedisi, Ötüken Neşriyat, İstanbul 1985. ___________ : Devleti Aliye-i Osmaniye Umumi Salnamesi, İstanbul 1328 ___________ : Doğuştan Günümüze Büyük İslâm Tarihi, Çağ Yayınları, İstanbul 1992. ___________ : Fetâvâyi Hindiyye Ansiklopedik İslâm Fıkhı, çev. Mustafa Efe, Ankara 1986. KONUKÇU, Enver : Ardahan Tarihi, Ardahan Valiliği, Ankara 1999. KURT, Abdurrahman : Bursa Sicillerine Göre Osmanlı Ailesi, Uludağ Üniversitesi Basımevi, Bursa 1998. MA’LUF, Luis : el-Müncid fi’l Luğa, Beyrut 1986. MERĞİNANİ, Ebu'l-Hasan Burhaneddin Ali b. Ebî Bekr : el-Hidaye şerhu bidayetü'l-mübtedî, Eda Neşriyat, İstanbul 1991. MÜMTAZ, Hüseyin : Karadeniz’in Kitabı, Yeni BatıTrakya Dergisi Yayınları, İstanbul 2000. ONGAN, Halit : Ankara’nın I Numaralı Şer’iyye Sicili, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1958. ORTAYLI, İlber : Osmanlı Toplumunda Aile, Pan Yayıncılık, İstanbul 2006. ÖZDER, M. Adil–AYDIN, Abdullah : Artvin İli, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ankara 1984. ÖZEL, Sabahattin : Milli Mücadele’de Trabzon, TTK, Ankara 1991. ÖZTÜRK, Nazif : Türk Yenileşme Tarihi Çerçevesinde Vakıf Müessesesi, Türkiye Diyanet Vakfı, Ankara 1995. PAKALIN, Mehmet : Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü I-III, MEB, İstanbul 1983 SARAÇOĞLU, Hüseyin : Doğu Anadolu, MEB, İstanbul 1956. SARIKAYA, Makbule : Milli Mücadele Döneminde Rize, Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları, Ankara 2004. SEVİM, Ali : Anadolu’nun Fethi, TTK, Ankara 1993. STRABON : Coğrafya, Çev. Adnan Pekman, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, İstanbul 1997. ŞEVKET, Şakir : Trabzon Tarihi, Umran Matbaası, İstanbul H. 1294. TANSEL, Selahattin : Osmanlı Kaynaklarına Göre Fatih Sultan Mehmet’in Siyasi ve Askeri Faaliyeti, TTK, Ankara 1985. TAYMAZ, A. : Yeşil Rize ve İli, Ankara 1950. TELLİOĞLU, İbrahim : Osmanlı Hâkimiyetine Kadar Doğu Karadeniz’de Türkler, Serander yayınları, Trabzon 2004. TOPALOĞLU, İhsan : Rus İşgalinde Rize, Karadeniz Yazarlar Birliği, Trabzon 1997. TOROS, Hüsamettin : Türkiye Rehberi (Sanayi-Tarım-Ticaret-Turizm-İller), İstanbul 1971. TURAN, Osman : Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarih, Boğaziçi Yay., İstanbul 1993. ______________ : Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi, Turan Neşriyat Yurdu, İstanbul 1973. UMAR, Bilge : Türkiye Halkının İlkçağ Tarihi I, İlke yayınları, Ankara 1991. UZUNÇARŞILI, İsmail Hakkı : Osmanlı Devlet Teşkilatına Medhal, TTK, Ankara 1986. ________________________ : Osmanlı Devleti’nin İlmiye Teşkilatı, TTK, Ankara 1984. YOLALICI, M. Emin : XIX. Yüzyılda Canik (Samsun) Sancağı’nın Sosyal ve Ekonomik Yapısı, TTK, Ankara 1998. YURT ANSİKLOPEDİSİ : RİZE, Anadolu Yayıncılık, İstanbul 1983. YÜKSEL, Ayhan : Trabzon Vilayetinde Yer Adlarını ve İdarî Yapıyı Değiştirme Girişimleri, Kitabevi Yayınları, İstanbul 2005. ZEHİROĞLU, Ahmet Mican : Antik Çağlarda Doğu Karadeniz, Çiviyazıları, İstanbul 2000. ZUHAYLİ, Vehbe : İslâm Fıkhı Ansiklopedisi, Feza Yayıncılık, İstanbul 1994. c. Makaleler ATAR, Fahrettin : “Kadı”, DİA, XXIV, İstanbul 2001. AYDIN, M. Akif :“Eyüp Şer’iyye Sicillerinden 184, 185, ve 188 No’lu Defterlerin Hukuki Tahlili”, Eyüp’te Sosyal Yaşam, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 1998. ______________ :“Mehir”, DİA, XXVIII, Ankara 2003. BALTACI, Cahit : “Şer’iyye Sicillerinin Tarihsel ve Kültürel Önemi”, Osmanlı Arşivleri ve Osmanlı Araştırmaları Sempozyumu, İstanbul 1985. BARKAN, Ömer Lütfi “Edirne Askerî Kassâmına Ait Tereke Defterleri”, Belgeler, 3/5, TTK, Ankara 1968. BOSTAN, M. Hanefi :“Anadolu’da Çepni İsyanları”, Türkler Ansiklopedisi, Ankara 2002. BRENDEMOEN, Bernt : “Some Remarks on the Copula in a Micro-Dialect on the Eastrn Black Sea Coast”, Türk Dili, XXXII/1-2, 1966. BRYER, Anthony–Winfield, David : The Byzantine Monuments and Tapography of the Pontos I, Dumbarton Oaks Research Library and Collection, Washington 1985. ÇİFTÇİ, Cafer : “Osmanlı Döneminde Bursa’da Eytam Keseleri”, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Bursa 2003. DEMİREL, Ömer-GÜRBÜZ, Adnan-TAŞ, Muhiddin : “Osmanlılarda Ailenin Demografik Yapısı”, Sosyo-Kültürel Değişme Sürecinde Türk Ailesi, Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı Yayınları, Ankara 1992. ERTEN, Hayri : Konya Şer’iyye Sicilleri Işığında Ailenin Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapısı (XVIII. Y.Y. İlk yarısı), Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 2001. GÖKALP, Ziya : “Aile Ahlakı”, Sosyo-Kültürel Değişme Sürecinde Türk Ailesi, Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı Yayınları, Ankara 1992. İLGÜREL Mücteba : “Eşkıya”, DİA, XI, İstanbul 1995. ________________ : “Şer’iyye Sicillerinin Toplu Kataloğuna Doğru” , İÜEFTD, İstanbul 1975. ________________ : “XVIII. Yüzyıl Balıkesir Şer’iyye Sicillerine Göre Subaşılık Müessesesi”, VIII. Türk Tarih Kongresi, II, Ankara 1976. İNALCIK, Halil : “Eyüp Sultan Tarihi Ön Araştırma Projesi”, 18. Yüzyıl Kadı Sicilleri Işığında Eyüp’te Sosyal Yaşam, Edt. Tülay Artan, Türk Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul 1998. ______________ : “Mahkeme”, İA, VII, İstanbul 2003. İNAN, Kenan : “Trabzon Şer’iyye Sicillerine Göre 17. Yüzyıl Ortalarında Borç-Alacak İlişkileri”, İslâmiyât, Ankara 1999. KARAMAN, Hayrettin : “İslâm’ın Getirdiği Aile Anlayışı”, Sosyo-Kültürel Değişme Sürecinde Türk Ailesi, Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı Yayınları, Ankara 1992. KIRZIOĞLU, Fahrettin : Milli Tarihimizde Rize Bölgesi, Rize 1986. KOCACIK, Faruk : “Balkanlar’dan Anadolu’ya Yönelik Göçler (1870-1890)”, Osmanlı Araştırmaları, I, 1980. MERİÇ, Ümit : “Türkiye’de Kadın ve Sosyo-Ekonomik Analizi”, İÜEF Sosyoloji Dergisi, İstanbul 1997. NAŞİD, Haşim-Mustafa Sabri :“Aile Hayatı, Tesettür Meselesi, Kadın Hukuku”, Sosyo-Kültürel Değişme Sürecinde Türk Ailesi, III, Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı Yayınları, Ankara 1992. ORTAYLI, İlber : “Osmanlı Toplumunda Ailenin Yeri”, Türk Aile Ansiklopedisi, I, Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı Yayınları, Ankara 1991. ÖZDEMİR, Rıfat : “Tokat’ta Ailenin Sosyo-Ekonomik Yapısı (1771-1810)”, Aile Yazıları / Temel Kavramlar Yapı ve Tarihi ve Süreç, Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı Yayınları, Ankara 1990. ÖZEL, Ahmet : “Gayri Müslim”, DİA, XIII, Ankara 2003. ÖZSAİT, Mehmet : “İlkçağ Tarihinde Trabzon ve Çevresi”, Trabzon Sempozyumu Bildirileri, Trabzon 1998. ÖZTÜRK, Nazif : “Toplum-Devlet İlişkilerinde Vakıfların Yeri”, 2. Vakıf Haftası 3-9 Aralık 1984, Ankara 1984. SAFİ, Muhammet : “Osmanlı Döneminde Çayeli'ndeki Bakır ve Çinko Madenleri” Vakıf Rize, İstanbul 2006. SAMİ, Şemseddin : “Kadınlar”, Sosyo-Kültürel Değişme Sürecinde Türk Ailesi, III, Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı Yayınları, Ankara 1992. SARINAY, Yusuf : “Pontus Meselesi ve Yunanistan Politikası”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, XI/31, Ankara 1995. SAVAŞ, Saim : “Fetva ve Şer’iyye Sicillerine Göre Ailenin Teşekkülü ve Dağılması” Sosyo-Kültürel Değişme Sürecinde Türk Ailesi, Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı Yayınları, Ankara 1992. TARHAN, Taner : “Eski Çağda Kimmer Problemi”, Türk Tarih Kongresi VIII, TTK, Ankara 1979. YÜKSEL, Ayhan : “Trabzon Vilâyetinde Yer Adlarını ve İdari Yapıyı Değiştirme Teşebbüsleri”, Trabzon Tarihi Sempozyumu, Trabzon 1999.
ÖZGEÇMİŞ Ümit ERKAN, 30.10.1981 tarihinde Rize’de doğdu. İlk (1993), orta (1996) ve lise (1999) tahsilini İstanbul’da tamamladı. 2003 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Rize İlahiyat Fakültesini bitirdi. 2005 yılında aynı fakülteye İslam Tarihi ve Sanatları, 2007 yılında ise İslam Mezhepler Tarihi bölümüne Araştırma Görevlisi olarak atandı. Arapça ve İngilizce bilmektedir.
|