| RİZE'DE MADENCİLİK |
|
|
|
Karadeniz’le ilgili en eski anonim kitaplarla seyahatnameler ve bu bölge ile ilgili olarak kaleme alınan eski eserlerin tamamında zengin maden yataklarının varlığından sözedilir. Bu bilgiler Mahmut Goloğlu'nun "Türkün Milli Devleti Pontus" ve Mehmet Bilgin'in "Sürmene Tarihi" ve "Doğu Karadeniz Tarih, İnsan, Kültür" adlı eserlerinde kapsamlı olarak ele alınmıştır. Bu bilgilerden çıkan ilk sonuç, MÖ. 2000 yıllarında Anadolu'da varlıklarını sürdüren Etilerin demir çelik ihtiyaçlarının Trabzon taraflarından karşılandığı şeklindedir. Yani Karadeniz'de 4.000 seneden beri madencilik vardır ve dahası madencilik yapılmaktadır. Giresun, Trabzon ve Rize yöresinin maden bakımından oldukça zengin olduğuna dair Osmanlı belgelerinde pek çok bilgilere ulaşmak mümkündür. Osmanlı Arşivlerinin, dünyayı avuçlarının içinde asırlarca idare eden büyük kültür ve medeniyet sahibi Türklerin son muhteşem devletleri olan Osmanlı İmparatorluğunun arşivlerinin ne kadar zengin olduğunu söylemek gereksizdir, malumunuz. Tabi ki bunlar arasında madencilikle de ilgili belgeler bulunacaktır. Çayeli'nde madencilik yapıldığına ve üretime geçildiğinin belgelerine ulaşabildik. Araştırmamızın konusunun geçtiği Hicri 1330-32 (Miladî 1911-13) tarihleri arasında da Rize’de çeşitli madencilik faaliyetlerine rastlıyoruz. Örneğin, Rize'ye bağlı Mapavri nahiyesi Latom köyündeki çinko madeninden çalınan malların bedelinin ödendiği ve bir daha tekerrür etmemesi için tedbir alındığı[2], Rize’ye bağlı Ortaköy ile Başköy'de Atilyo Radelya'ya verilen çinko madeni, bakır madeni, manganez madeni ile kurşun madeni işletme ruhsatı[3], Rize’ye bağlı Ortaköy ile Mutafi'de Mustafa Kazım'a verilen bakır madeni, kömür madeni ve Piritli demir madeni işletme ruhsatı[4], madencilik faaliyetleri hususunda bize fikir vermektedir. Her ne kadar geçmişe dönmek niyetinde değilsek de vakıa şudur ki, bu bölge oldukça zengin doğal kaynaklara sahiptir. Günümüzde daha tam manasıyla ve yeteri düzeyde işlenmeyen yeraltı zenginliklerimizi gözardı etmememiz gerekmektedir. Unutulan ve bu yüzden kolayca sömürülen madenlerimizin zenginliğine dikkat çekmek için buralardaki faaliyetin küçük bir örneği olarak Osmanlı dönemindeki Çayeli Bakır ve Çinko madenini incelemek istedik.. |

