| BİLKENT ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ TEZ ÖZETLERİ |
|
|
|
Title of the Thesis : THE FAILURE OF THE U.S. RESERVATION POLICY FOR THE NATIVE AMERICANS: THE NAVAJO AT BOSQUE REDONDO, 1864-68. Presented by : GÜLBEN ULUPINAR ÖZET Bu tezin amaci, Navajo yerlilerinin Bosque Redondo Rezarvasyonu'nda 1864-1868 yillari arasinda yasadiklari deneyimi Amerika Birlesik Devletleri'nin yerli halklar için öngördügü rezarvasyon politikasinin bir basarisizligi olarak sunmaktir. Tez üç bölümden olusmaktadir. Birinci bölüm, Navajo yerlilerinin geçmisleriyle birlikte Pueblo yerlileri ve Ispanyollarla kurduklari iliskiler sonucunda Navajo ekonomisinin ve kültürünün ugradigi degisimden söz etmektedir.Ikinci bölüm ise, Navajo- Birlesik Devletler arasindaki Bosque Redondo öncesi politik iliskileri ve Navajo yerlilerinin rezarvasyona yerlestirilmesinin sebeplerini anlatmaktadir. Üçün-cü bölüm ise Navajolar'in Bosque Redondo Rezarvasyonu'nda geçirdikleri yillari incelemekte ve bu rezervasyonun neden Navajolar için uygun yerlesim yeri olma- digini açiklamaktadir. Birlesik Devletler Hükümeti rezarvasyonlari, serbest olarak dolasan yerli kabilelerini sinirlari çizilmis belli bir toprak parçasina sokarak beyaz yerlesimcileri yerli saldirilarindan korumayi ve ayni zamanda yerli halklarin Amerikan toplumuna asimilasyonunu saglamak amaciyla düzenlemistir. Bosque Redondo Rezarvasyonu da bu amaçlar dogrultusunda Navajolar için olusturulmustur. Fakat, ekonomik güçlükler, Navajolarin Amerikan asimilasyonuna karsi direnmeleri ve ordu görevlileri ile yerli halklarla iliskileri düzenlemekten sorumlu devlet görevlileri arasindaki çekisme Birlesik Devletlerin rezarvasyon politikasini Bosque Redondo'da geçersiz kilmistir. Bu deneyim, federal hükümete yerli halklarla ilgili politikasindaki bu stratejisinin sinirlarini göstermistir.
Navajolarin tarihi ile ilgili olarak bu tezde ana ve ikinci derecede kaynaklar kullanilmistir. Birlesik Devletler Ulusal Arsivlerindeki beyazlarin ve Navajolarin kendileri ile ilgili olan ifadeleri ana kaynaklarin çogunlugunu olusturmaktadir.
Title of the Thesis : POLITICAL THOUGHT IN THE BEGINING OF THE OTTOMAN EMPIRE AS EXPRESSED IN AHMED BIN HUSAMEDDIN AMASI’S KITAB-I MIRATU’L MULUK (1406)
Presented by : MEHMET SAKIR YILMAZ
Date of the presentation : August, 1998
ÖZET
Ahmed bin Hüsameddin Amasi’nin Kitab-i Miratu’l-Muluk’ü Osmanlilar döneminde yazilan siyaset kitaplarinin ilk örneklerinden biridir. 1406 tarihinde henüz Amasya hakimi olan Çelebi Mehmet’e (1413-1421) sunulan eser, klasik Osmanli siyasetname kitaplarindan biçim ve içerik olarak ayrilmaktadir. Kaynagi antik Yunan ve Iran literatürüne dayanan, ve Emevilerden itibaren Müslüman düsünürler ve devlet adamlarinca gelistirilmis olan Ahlak ve Adab gelenegi Miratu’l-Muluk’un takip ettigi gelenektir. Iki bölümden olusan Miratu’i-Muluk’un ilk bölümü Müslüman düsünürlerce Aristo, Eflatun ve Galenin eserlerinden faydalanilarak olusturulan ameli hikmet (practical philosophy) konusuna ayrilmistir. Bu bölümde Amasi’nin temel kaynagi daha sonra Kinalizade Ali Çelebi’nin (1510-1572) Ahlak-i Alai’sine de örnek teskil eden Nasiruddin Tusi’nin (1201-1274) Ahlak-i Nasiri’sidir. Ikinci bölüm Osmanli ilim dünyasinda büyük etkisi olan Gazali’nin (1058-1111) farsça kaleme aldigi nasihatname eseri Nasihat al-Muluk’ dur. Bu bölümde Adab eserlerinde islendigi sekliyle yazar bir hükümdarda bulunmasi gereken özellikleri geçmis hükümdarlarin hayatlarindan kesitler sunarak anlatmaktadir. Kitabin tamaminda merkezi bir yer tutan adalet kavrami da bu bölümde daha somut olarak islenmekte, hukuka bagliligin önemi belirtilmektedir. Bu çalismada Islam öncesi iki kaynaktan beslenen siyasi düsüncenin Miratu’l-Muluk’te ve onun kaynaklarinda nasil özümsendigi ve bu gelenegin Osmanlilara intikali incelenmistir.
Title of the Thesis : THE WAR OF PAMPHLETS (1807-1809): A SIGNIFICANT CRISIS WITHIN THE MISSIONARY CHALLANCE TO THE EAST INDIA THE EAST INDIA COMPANY’S RELIGIOUS POLICY OF NON-INTERFERENCE. (September 1998)
Presented by : CEMILE AKÇA ATAC
Date of the presentation : September,1998
ÖZET 1807 ile 1809 yillari arasindaki Risaleler Savasi, misyonerlerin Hindistan’daki serbest dolasimi üzerindeki kisitlamalar nedeniyle misyonerler ile Dogu Hindistan Sirketi arasinda varolan çekismenin su yüzüne çiktigi önemli bir krizdir. Dogu Hindistan Sirketi, kontrolü altinda gittikçe genisleyen Hindistan topraklarinin yönetiminde Hindistan’a özgü dini ve sosyal adetlere karsi hosgörü prensibini, Ingilizlerin bu ülkedeki varliginin ve güvenliliginin yegane güvencesi olarak benimsemis; Ingiliz medeniyetine tamemen aykiri bu adetlere herhangi bir müdaheleden özenle kaçinmistir. Ne var ki, sirketin bu politikasi 18. yüzyilin ikinci yarisinda, Ingiltere’deki dini uyanisin bir sonucu olarak ortaya çikan misyoner hareketinin, kendine hedef olarak Hindistan’daki milyonlarca Hindu’yu Hiristiyan yapmayi seçmesi ve bu amaçla misyonerlerin ülkede serbest dolasim hakki için seferber olmasi ile tehlikeye girmistir. Kendi kontrolü altindaki topraklara misyonerlerin girmesine izin vermeyen Sirket, her geçen gün güçlenen misyonerler karsisinda 19. yüzyilin basindan itibaren zorlanmaya baslar. Bu çekisme 1807 yilinda Thomas Twining’in misyonerler aleyhinde yazdigi risale ile bir krize dönüsür. Yirmiden fazla yazar, otuzdan fazla risale yazarak konu hakkindaki görüslerini bildirir. Iki yil süren ve Ingiliz tarihine Risaleler Savasi olarak geçen bu olay, Ingiliz kamuoyunun ilgisini ülkelerinden millerce ötedeki gelismelere karsi uyandirmada önemli bir rol oynamistir.
Title of the Thesis :AN EIGHTEENTH-CENTURY PAMPHLETEER
Presented by : SEFIKA AKILE ZORLU
Date of the presentation :March, 1997
ÖZET
Bu çalisma , özellikle ekonomik ve politik olmak üzere, Dean ( Katedral Basrahibi ) Josiah Tucker'in fikirleri üzerinedir. Onsekizinci yüzyil Ingilteresi, Tucker'in düsüncelerinin tarihsel çerçevesini olusturmaktadir. Kendisinin çalismalarinin incelenmesi, zamaninin meseleleri hakkinda yogun bir biçimde yazdigini gösterir. Ekonomik açidan fikirleri modifiye edilmis merkantilistik yapidadir, politik olarak bir muhafazakardir ve döneminin temel din tartismalarina ilimli bir tavirla yaklasir. Argümanlari pek orjinal olmamakla beraber, eserleri onsekizinci yüzyil ingiltere'sindeki temel tartismalari içerdiginden dolayi yinede dikkate degerdir.
Title of the Thesis : JOHN WHITAKER: A REPRESENTATIVE OF TORY DISCOURSE IN EIGHTEENTH-CENTURY BRITAIN.
Presented by :KAAN DURUKAN
Date of the presentation :March, 1997
ÖZET
Tarih yazimi açisindan onsekizinci yüzyil, ingiltere tarihinin belirleyici önemde bir dönemi olarak tanimlanabilir. Ancak, belirtmek gerekir ki, ingiliz tarihinin bu evresi tarihsel arastirmayi engelleyen ideolojik tercihler yüzünden yakin zamanlara kadar ancak parçali bir biçimde incelenmistir. Bu tezin ana amaci, ingiliz tarih yazimciliginin büyük ölçüde ihmal edilen Tory söyleminin önde gelen temsilcisi olan bir onsekizinci yüzyil ingiliz tarihçisinin , John Whitaker'in eserlerinin degerlendirilmesidir. Ikincil temalar olarak, " Whig Tarih Yorumu " nun onsekizinci yüzyil çalismalari üzerine etkisi ile Tory ve Aydinlanma tarihçilerinin arasindaki benzerlikler ve farkliliklar tartisilmistir. Ayni zamanda , John Whitaker'in yazilari temel alinarak tarih yaziminin merkezi sorunlardan olan anakronizm, irkmerkezcilik, " galiplerin tarihi ", epistemolojik sinirlamalar ve " büyük adamlar tarihi " gibi konulari incelemek için özel bir çaba harcanmisti.
Title of the Thesis : BREAD AND PROVISIONING IN THE OTTOMAN EMPIRE : (1750-1860)
Presented by : OYA IKLIL EREFE
Date of the presentation : August,1997
ÖZET
Bu arastirmada 18. ve 19. yüzyillarda Osmanli Imparatorlugu'nun iasesi ve ekmek sorunsali incelenmektedir. Imparatorlugun en önemli merkezi olan Istanbul'un bugday ve ekmek ihtiyacinin karsilanmasi konusuna deginilmektedir. Bu baglamda, Osmanli Devleti'nin ekonomiye müdahalesi ve bu konudaki motivasyonu ele alinmaktadir. Arastirmalarima göre Osmanli hükümeti iase konusunda hububat ekiminden tüketiciye ekmek dagitimina kadar müdahalesinde pragmatik bir yaklasima sahipti. Çalismamda arsiv belgeleri ve yayinlanmis birinci el kaynaklar kullanilmistir. Bu belgeler, kadi sicilleri, yayinlanmis devlet kayitlari ile Basbakanlik Cumhuriyet arsivleri Cevdet Belediye ve Mühimme tasniflerine ait kayitlardir. Incelememde, sembolik bir kutsalliga sahip olan, ayni zamanda temel besin maddesi olan ekmegin yakin devlet takibi altinda bulundugu öne sürülmektedir. Devlet kontrolü, bugdayin tasinmasi, satin alinmasi, stoklanmasi, dagitimi; ekmek üreticilerinin tekeli ve devletin memurlari tarafindan gerçeklestirilen pazar kontrolünde görülmektedir.
Title of the Thesis : OTTOMAN FETVA, AN ESSAY ON THE LEGAL CONSULTATION (IFTA’) IN THE OTTOMAN EMPIRE.
Presented by : ALI YAYCIOGLU
Date of the presentation : August, 1997
ÖZET
Islam tarihi boyunca hukuki konsultasyon anlamina gelen ifta>’, özellikle Islam hukukunun konsalidasyonuyla beraber, Islam hukuk kültüründe önemli bir yer isgal etmeye basladi. Osmanli Imparatorlugunda ifta>’ kurumu seyhülislamlar ve kenar müftüleri ile yürütülmekteydi. Kenar müftüleri çogu zaman akademik sahsiyetlerdi ve müftülügün yani sira saygin medreselerde müderrislik yapmaktaydilar. Müftü olarak en önemli görevleri kendi bölgelerinde yasayan insanlarin dini ve hukuki sorularina yönelik fetva vermek, bazen ise kadiya kimi davalarda bir hukuk uzmani olarak yol göstermekti. Imparatorlugun merkezinde ise, insanlarin hukuki ve dini konulardaki sorularina yönelik fetva vermek için seyhülislam’a bagli bir büro kurulmustu. Fetvahane adindaki bu büroda seyhülislamlarin imzasina sunulan fetvalar yayimlanirdi. Fetvahanenin fetva tanzimi ve tebli‘i bürokratik özellikler tasimaktaydi. Fetvahanenin temel islevi fetva almak için basvurusunu yapan kimsenin sorusunu uygun bir hukuki üslub ile yeniden kurgulamak ve seyhülislam’in imzasina sunmakti. Fetvanin Osmanli mahkemesinde önemli bir islevi oldugu analsiliyor. Çogu zaman davali ya da davaci elindeki fetva ile iddi‘asina teorik bir destek saglamak amacini gütmekteydi. Kadilar için ise fetva, önlerindeki davada nasil hüküm vermeleri gerektigini gösteren bir hukuki metin niteligindeydi. Osmanli kadi sicillerinde fetva ibraz eden tarafin çogu zaman davayi kazandigi gözükmektedir.
Title of the Thesis : THE SATANIC INGREDIENT IN THE SEVENTEENTH CENTURY WITCHCRAFT DEBATE.
Presented by : DERYA GÜRSES
Date of the presentation : August, 1997
ÖZET
Bu tez, Onyedinci yuzyilda Ingiltere’de geçen cadilik tartismalari uzerine bir çalismadir. Bu çalisma boyunca cadilarin seytanla isbirligi yaptigi üzerine tartismalara özel bir önem vermektedir. Seytani unsurlari barindiran cadilik kavrami materyal ve ruhani varliklarin birlikteliginin ve doga olaylarinin gelisimine toplu halde etki edebilecegini gerektiriyordu. Ruhani güçlerin doga olaylari üzerinde etkilerinin olup olmadigi Onyedinci yüzyilda, Ingiltere’de egitimli çevreler tarafindan halihazirda tartisilmaktaydi. Bu göz önüne alindiginda, bu çalismanin amaci cadilik tartismasini Onyedinci yüzyilin genel atmosferinin bir modeli oldugunu gözler önüne sermektir.
Title of the Thesis :OTTOMAN STATE INTERVENTION IN AGRICULTURE: BEGINNINGS OF CREDIT BANKING WITHIN THE NINETEENTH CENTURY OTTOMAN EMPIRE
Presented by : MEVHIBE PINAR EMIRALIOGLU
Date of the presentation : August, 1997
ÖZET
Bu tez, ondokuzuncu yüzyilin ikinci yarisinda Memleket Sandiklarinin Osmanli Imparatorlugu’nun ziraat hayatindaki önemi üzerine bir çalismadir. Bu kapsamda, devletin ve ona bagli bakanliklarin, sandiklari bütün imparatorluga yayarken gösterdikleri bürokratik ve mali gayretlere özel bir önem verilmistir. Bu tezde, Bab-i Ali’nin, Sandiklari bürokratiklestirirken ve Sandiklar’in sermayelerini arttirip, dengelerken aslinda ayanlarin yükselmesini önlemeyei amaçladigi savunulmustur. Ancak, deletin bu çabalari, Sandiklar’in ayanlar, devlet memurlari ve vergi mükellefleri tarafindan kötüye kullanilmalarinin artmasi ile sonuçlanmistir. Bu tezin amaci, sandiklarin ziraat hayatina katkilarini göstermektir. 1888’de ortadan kalkmalarina ragmen, Sandiklar üreticilerin kredi problemlerini çözmek ve bir çok vilayetin altyapilarinin gelismesi için çalismistir.
Title of the Thesis: REINTERPRETING AMERICAN PRESENCE IN THE OTTOMAN EMPIRE: AMERICAN SCHOOLS AND THE EVOLUTION OF OTTOMAN EDUCATIONAL POLICIES (1820-1900)
Presented by :BETÜL BASARAN
Date of the presentation : August, 1997
ÖZET
Sosyal kurumlar hizmet ettikleri toplumlarin gereksinimlerine cevap verebildikleri ölçüde ayakta kalirlar. Osmanli Imparatorlugu’nun gerileme döneminde, diger birçok kurum gibi, Osmanli egitim kurumlari da geçerliliklerini büyük ölçü de yitirmis ve degisen toplumsal yapinin gerisinde kalmislardir. Ondokuzuncu yüzyilda tüm Avrupa’yi kasip kavuran degisim rüzgarlari Osmanli Ímparatorlugu’na da ugramis ve imparatorluk sinirlarinda farkli unsurlara daha katilimci ve esitlikçi egitim ve kalkinma imkanlari hazirlayacak bir sistem olusturulmasi için küçümsenemeyecek kadar çaba sarfedilmistir. Ancak, Osmanli devlet adamlari ve b†rokratlarinin karsisina bir çok engel ve sorun çökmüs, çikarilmistir.
Bunlar in en çetin, ve bir o kadar da ilginç olanlarindan biri de ondokuzuncu yüzyilda Amerikan misyoner okullarinin imparatorluk genelinde gösterdikleri gelismedir. Bu çalismanin temel amaci, söz konusu gelismenin karsisinda Osmanli devlet adamlarinin gelistirdikleri egitim politikalarini incelemek ve irdelemektir. Arastirmalar esnasinda Osmanli kaynaklarina agirlik verilmekle beraber, mümkün oldugunca orijinal Amerikan kaynaklarindan da yararlanilmistir. Thezis, Basbakanlik Osmanli Arsivleri’nde tasnifi halen devam etmekte olan Maarif Nezareti’ne iliŸkin belgelerin arastirmacilara açilmasiyla, bu konuda oldugu kadar, genis anlamiyla Osmanli ve Türkiye egitim tarihine dair çok daha detayli bilgiye ulasma sansi da dogmus olacaktir.
Title of the Thesis: THE STATUS OF ELITE MUSLIM WOMEN IN ISTANBUL UNDER THE REIGN OF SULTAN ABDÜLHAMID II (1876-1909).
Presented by :BERRAK BURÇAK
Date of the presentation :September, 1997
ÖZET
Bu çalisma Sultan II. Abdülhamid (1876-1909) devrinde Istanbul’da yasayan seçkin müslüman kadinlarin konumunu incelemektedir. Kadinlarin konumuna onlarin egitimleri, evlilikleri ve bosanmalari çerçevesinde bakilmaktadir. Bunun için muhtelif birinci el kaynaklar kullanilmistir. Bu kaynaklar, arsiv malzemesi yanisira, II. Abdülhamid döneminini tam olarak yansitabilmek amaciyla, dönemin gazete ve gerçekçi romanlarini da içermektedir. Bu çalisma sonucunda, bu dönemin elit müslüman kadinlarinin ataerkil ve müslüman bir cemiyetin gerektirdigi geleneksel kaliplara uygun bir yasam sürdürdükleri anlasilmaktadir. Buna ragmen, Tanzimat döneminin baslatmis oldugu yeniliklerin bir devami olan II. Abdülhamid dönemi, bu kadinlar açisindan, özellikle de egitim sahasinda önemli gelismelere sahit olmustur. Aslinda, bu dönem, Osmanli/Türk kadininin Cumhuriyet devrinde oy hakki kazanmasiyla neticelenen gelisme zincirindeki bir halkayi olusturmaktadir.
Title of the Thesis: THE AMERICAN PERCEPTION OF THE OTTOMANS IN THE NINTEENTH AND EARLY TWENTIETH CENTURY.
Presented by :ZENNURE DEMIR
Date of the presentation :January,1998
ÖZET
Tez, 19. yüzyil ile 20. yüzyil baslari arasindaki dönem içerisinde Amerikan kamuoyunun sahip oldugu Türk imaji ile bu imaji olusturan faktörleri sebep ve sonuçlari ile birlikte ortaya koymayi amaçlamaktadir. Tez kronolojik olarak dört ana bölümden olusmustur: 1820-1877 yilinda Amerikan misyonerlerinin Osmanli Imparatorlugu’ndaki faaliyetleri, 1877-1909 Ermeni olaylari doneminde Amerikalilarin Osmanlilar hakkindaki düsünceleri, 1900-1914 yilinda Abdülhamit yönetiminin son yillari ve Genç Türkler ve son olarakta Cumhuriyet dönemi, 1921-1923.
Amerikan kamuoyunda çesitli ön yargilar sebebiyle daha önce genellikle olumsuz olan Türk imaji, 19. yüzyil ile 20. yüzyilin baslarinda kurulan karsilikli iyi iliskiler, Amerika’dan Osmanli Imparatorlugu’na gelerek faaliyet yürüten meslek sahibi ve fikir adamlarinin etkinlikleri ve Osmanli Devleti’nin yapmis oldugu sosyal, politik ve anayasal degisiklikler sonucunda olumlu hale dönüsmüstür. Bununla birlikte geçmis yillardan gelen olumsuz önyargilar ve inceleme yapilan dönem içerisinde azinliklara yönelik çalisma yapan bazi grup ve kisilerin düsünceleri Amerikan kamuoyunun bazi kesimlerine olumsuz imaj olarak yansimistir.
Title of the Thesis: THE QUESTION OF REFORMS IN EASTERN ANATOLIA AFTER THE CONGRESS OF BERLIN 1878-1885 (Anadolu Islahati).
Presented by :H. SÜKRÜ ILICAK
Date of the presentation :September, 1996
ÖZET
1878-1885 dönemi için Anadolu Islahati, 93 Harbi’nde Osmanli devletinin dogu vilayetlerini ele geçiren Rusya’nin daha fazla ilerleyerek Ingiltere’nin Hindistan yolunu tehlikeye sokmasiyla, bölgeye olasi bir Rus müdahalesini engellemek için, Ingiltere hükümetinin, Osmanli hükümetini Ermeni tebasinin yararina reform yapmaya zorlamasi olarak tanimlanabilir. Son savasta Balkanlar’daki topraklarinin çogunu kaybeden Osmanli Imparatorlugu için Anadolu’daki birligi saglamak tek çikar yol oldugundan Sultan II. Abdülhamit Ingiltere’yi oyalama yoluna giderek Ayastefanos, Kibris Antlasmasi ve Berlin Kongresi’nde söz verilen reformlarin gerçeklestirilmesini sürekli ertelemistir. Ingiltere’nin Misir’i isgal etmesiyle gündemden aniden düsen sorun, Osmanli Devleti’nin Almanya ve Avusturya’yi arkasina almasiyla 1895’e kadar rafa kaldirilmistir.
Title of the Thesis: OTTOMAN SOCIETY AND STATE IN LIGHT OF THE FATWAS OF IBN KEMAL.
Presented by :ERTUGRUL ÖKTEN
Date of the presentation :September, 1996
ÖZET
Fetvalar tarih çalismalarinda toplum ve devlete isik tutan kaynaklardir. Bu tezde fetvalarin bu amaçla kullanilmasina çalisilmistir. Örnek olarak Seyhü'l-Islam Ibn Kemal'in fetvalarina bakarak Osmanli Imparatorlugunda yasamis Rafizîlerin (Kizilbaslar) tarihi hakkinda bir fikir edinmek mümkündür. Ibn Kemal günümüzde Rafizîleri bir homojen kitle olarak kabul eden düsüncenin aksine Onlari sadece Osmanlilar'in politik düsmanlari olan Safavilere taraftar olduklari zaman bir tehdit unsuru olarak görmüstür. Kizilbas Ibn Kemal için mutlaka sapik inançli kisi demek degildi. Ibn Kemal'in fetvalarinda Sûfîler de siklikla görülür. Ibn Kemal Ortodox Sünni Islamla bagdasmayan vahdet-i vücud veya devran gibi Sûfî inanis ve tatbikatlarina karsi çikmistir. Her iki tarafin zaman zaman siyasi otoriteyi ilgilendiren iddialar ortaya koymalari sûfîlikle ilgili problemlerin oldukça köklü problemler oldugunu gösterir. Ibn Kemal'in fetvalarinda dinsel farkliliklarin belirleyici rol oynadigi Osmanli genel toplum yapisini da görmek mümkündür. Peygamber neslinden gelenler ve devlet görevlilerinin mesrulugu/korunmalari ile ilgili tartismadan Ibn Kemalin devletin Sünni ideolojisini ve otoritesini korumaya çalistigi izlenimi edinilmektedir. Seriata karsi Seriat disi hukuk konusunda Ibn Kemal'in kanun kavramina hiç de yabanci olmadigi ileri sürülmüstür. Geleneksel bir vergi olan çift resmini Seriat çercevesince almaya kalkmasi O'nun bir Seyhü'l-Islam olarak devlet mekanizmasina hizmet ettigini gösterir. Bu çalismanin sonunda Ibn Kemal'in yazdigi 220 civarinda eserin isimleri verilmistir.
Title of the Thesis: CONFLICTS BETWEEN DUTCH MERCHANTS AND OTTOMAN LOCAL AUTHORITIES ACCORDING TO ‘’1091/1680 FLEMENK ‘AHDNAME DEFTERI’’
Presented by :BÜLENT ARI
Date of the presentation :September, 1996
ÖZET
Zamanina göre oldukça büyük gemileri, ticari ve mali altyapisiyla, Hollanda Cumhuriyeti, 17. asirda dünya çapinda bir deniz gücü haline gelmisti. Hollanda devleti, diger adiyla Birlesik Vilayetler, 15. asrin sonuna dogru Ispanya isgaline bas kaldirirken, Osmanli devleti ile de diplomatik münasebetler kurmaya baslamistir. 1612 yilinda Hollanda’ya ilk ahdnâmenin verilmesine ve Cornelis HAGA’nin daimi elçi olarak gönderilmesine ragmen, 1638 senesinde HAGA’nin ülkesine dönmesinden 1680’e kadar Hollanda’nin diplomatik münasebetleri maslahatgüzar seviyesinde yürütülmüstür. 1680 senesinde Hollanda ahdnâmesinin yenilenmesinden itibaren diplomatik münasebetler tam olarak tekrar tesis edilmistir. Tezde iki ülke arasindaki ilk temaslar ve 18. asirda devam eden diplomatik münasebetler ele alinarak 1091/1680 ahdnâmesinin tam transkripsiyon metni ve 1021/1612 ahdnâmesinin de orijinal fotokopisi verilmistir. Kapitülasyonlarin mahiyeti, Kapitülasyonlarin mahalli kanunlara üstünlügü, müste’minlerin imtiyazlari, sahislarin imtiyazlari, deniz seyr u sefer serbestiyeti, gümrük bölgeleri, gümrük vergileri ve ticari ihtilaflar 1091/1680 tarihli Felemenk Ahdnâme Defterinden seçilmis belgelere atifta bulunularak degerlendirilmeye tabi tutulmustur. Seçilen her belgenin tam transkripsiyonu ve orijinal fotokopisi Appendix 4’de yer almaktadir. Anahtar Kelimeler : Hollanda, Ahdnâme, Felemenk, Gümrük, Imtiyaz, Osmanli, Haga, Büyükelçi.
Title of the Thesis: COMPLAINTS AGAINST THE KADIS AND ABUSES OF THEIR AUTHORITY
Presented by :FERIHA KARADENIZ
Date of the presentation :September, 1996
ÖZET
Osmanli kadisi seriat adina padisaha karsi sorumlu olup bulundugu bölgede adaleti yerine getirmekle görevliydi. Bundan baska idârî, beledî, iktisâdî, mâlî islerden de sorumlu olarak genis salahiyetlere sahipti. Bu kadar çok görevi olan kadilardan her dönemde sikâyetler vâkî olmustur. Bu tezde kadilar hakkinda yapilan genel sikâyetler, mühimme defterleri, sikâyet defterleri, kanunnâmeler, adâletnâmeler ve bazi risâlelerden taranarak tespit edilmistir. Bu sikâyetler basliklar halinde tasnif edilerek degerlendirilmistir. Kadilari bu tür usülsüzlüklere basvurmaya iten sebepler de ele alinarak gerek sistemden (tayin sirasindaki usülsüzlükler, görev sürelerinin kisalmasi, ilmiye sinifinin imtiyazli konumu, mülâzemetteki pahali hayat standardi, azledilme korkusu, maas verilmemesi, mahkeme ücretlerinin enflasyonla oranla düsük kalmasi, vb.) ve gerek kadilardan kaynaklanan sebepler siralanmistir. Kadilarin egitimlerine, tayin usüllerine, görevinde kendisine yardimci olan kisilere ve bunlarin istismarlarina da temas edilmistir. Kadilarin yolsuzluklarini tespit edebilmek için hangi muameleden ne kadar ücret almalari gerektigi belirtilerek bu husustaki usülsüzlükler ortaya konmustur. Halkin sikâyetlerini merkezî hükûmete nasil ilettigi, sikâyetlerin nasil degerlendirilerek, kadilarin nasil teftis edildigi ve ne tür cezalar verildigi ele alinmistir. Hep yolsuzluk ve usülsüzlüklerinden bahsedilmesine ragmen adaletin gerçek temsilcileri olan kadilarin dürüst, namuslu ve bilgili olanlarinin da varligi dile getirilmistir. Tezda atifta bulunulan belgeler 16 ve 17. Asirlardaki kayitlardan derlenmistir.
Title of the Thesis: THE LIFE OF KÖPRÜLÜ FAZIL MUSTAFA PASHA AND HIS GRAND VIZIERATE.
Presented by :FEHMI YILMAZ
Date of the presentation :September, 1996
ÖZET
Çalismamizin konusu 16. yüzyilin ikinci yarisinda ve daha sonraki dönemlerde Osmanli Imparatorlugu'na devlet adami yetistiren meshur Köprülü ailesinden Köprülü Fazil Mustafa Pasa'nin hayati ve sadrazamlik dönemidir. Bu çalismanin amaci Köprülü Fazil Mustafa Pasa'nin hayati ve sadrazamlik döneminde yaptigi faaliyetleri açikliga kavusturmaktir.
Tez üç bölümden olusmaktadir.
Birinci bölümde Fazil Mustafa Pasa'nin biyografisi anlatilmistir. Bu bölümde Fazil Mustafa Pasa'nin çocukluk yillari, aldigi egitim ve sadrazam oluncaya kadar yaptigi faaliyetler hakkinda bilgi verilmistir.
Ikinci bölümde, sadrazam olmadan önceki hayati hakkinda bilgi verilmistir. Sadrazam olduktan sonra Avusturya'ya karsi yaptigi sefer hazirliklari anlatilmistir. Yine bu bölümde Yeniçeriler ile Timarli Sipahilerin durumu, uzak eyalet askerleri ile olan iliskiler, donanmanin durumu ve Avusturya'ya karsi yapilan iki sefer anlatilmistir.
Üçüncü bölümde ise gayri müslim tebaa ile iliskiler, cizye reformu, para ve narh politikasi ile mukataa ve iltizam sistemindeki gelismeler hakkinda bilgi verilmistir.
Title of the Thesis: A COMPARATIVE STUDY OF THE SHARECROPPING SYSTEM THROUGHOUT THE AGES IN THE OTTOMAN EMPIRE
Presented by :CANAY SAHIN
Date of the presentation :September, 1996
ÖZET
Osmanli Imparatorlugu’nda ortakçilarin statüsü tarih boyunca degismistir. Imparatorlugun klasik döneminde fethedilen yerlerde ele geçirilen nüfus, padisaha veya yüksek rütbeli askeri sinifa ait olan topraklarda ortakçi-kul olarak yerlestirilmis olup hem ortakçi-kullar, hem de onlarin iskan edildigi topraklarin statüsü özel bir karaktere sahipti. Ayrica esirlerin ortakçi olarak yerlestirilmesi yanlizca saraya ait bos ve iskan edilmemis topraklarda sarayi beslemek için kullanilan bir yöntemdi. Emek kit oldugu için kullanilmayan bu araziler ortakçi-kullar tarafindan islenmekteydi ve bu topraklardan saray hazinesine sürekli bir gelir saglaniyordu.
Ortakçilik, klasik dönemde timar sahiplerinin kullanimi için verilen hassa çiftliklerde de kullanilmistir. Hassa çiftliklerdeki ortakçilar kayitli veya kayitsiz köylülerden olusmaktaydi.
Hem klasik dönemde hem de onsekizinci ve ondokuzuncu yüzyillarda, Osmanli Imparatorlugu’nda ortakçilik daha ziyade kullanilmayan topraklarin tarima açilmasiyla iliskili olmustur. Büyük çiftlikler, marjinal topraklarin tarima açilmasiyla olustu ve bu topraklar çogunlukla ortakçilikla islendi. Klasik dönemdeki ortakçi-kullar ve ortakçiligin analizi için ele alinan ana kaynaklar tahrir defterleri ve kanunnamelerdir.
Onsekiz ve ondokuzuncu yüzyil Osmanli Imparatorlugu’nda ortakçiligin kullanimi bir çok faktörle ilgiliydi: Bati Anadolu ve Balkanlarda oldugu gibi tarimin ticarilesmesi veya pazar için üretim, islenebilir topraklarin genislemesi, asiretlerin ve göçmenlerin marjinal topraklara yerlestirilmesi, 1858 Arazi Kanunnamesi, toprak sahipligi sekilleri, ve toprak-emek orani. Hem büyük toprak sahipleri hem de küçük toprak sahipleri arazilerini ortakçilik yoluyla islemislerdir. Dolayisiyla ortakçiligin sadece yari-feodal tarimsal iliskilere indirgenmesi zordur, çünkü ortakçilik basit meta üretimiyle de varolmaktaydi. Ingiliz elçileri tarafindan yazilan raporlar, ondokuzuncu yüzyilda ortakçilik çalismasi için önemli kaynaklardandir.
Title of the Thesis: THE AGRICULTURAL STRUCTURE OF THE FOÇA REGION IN THE MIDNINETEENTH CENTURY: AN EXAMINATION OF BIG FARMS IN THE LIGHT OF TEMETTÜ DEFTERS, 1844-45 (H.1260-61)
Presented by : BIRSEN BULMUS
Date of the presentation :September, 1997
ÖZET
Bu tez, simdiye kadar genellikle yararlanilmamis bir kaynak olan temettü defterlerinin isigi altinda 19. yüzyilin ortasinda Izmir yakininda bulunan Foça bölgesinin tarimsal yapisini incelemeyi ümit etmektedir. Tezin genel olarak amaci birincisi, Profesör Inalcik tarafindan vurgulanan ve Osmanli kirsal ekonomisinin temel bir ünitesi olarak çifthane üzerinde yogunlasmaktir. Ikincisi de dünya ekonomisine katilim ve ticarilesme için bir araç olarak hareket eden ve hem de kirsal ekonomide egemen oldugu bazi tarihçiler tarafindan tartisilan büyük çiftlikler üzerinde yogunlasmaktir. Bu amaci iyi bir sekilde gerçeklestirmek için tez üç bölüme ayrildi. Ilk bölümde birinci elden kaynak olarak temettü defterlerinin ya da "gelir kayitlari"nin tanimlanmasi ve Tanzimat dönemi boyunca (spesifik olarak 1844-45) toprak ve gelirin bir kaydi olarak bu kaynaklarin tarihsel ve istatistiksel degerini tartismaktir. Ikinci bölüm klasik Osmanli toprak rejimini tartismaktadir. Ve Inalcik'in büyük çiftlikleri tanimlayan ve inceleyen fikirleri yanisira çifthane ünitesi üzerindeki fikirleri üzerinde yogunlasmaktadir. Son bölüm de Foça bölgesi için temettü defterlerindeki bilgileri kullanarak o dönemde çifthane ünitesinden olasi kalintilari ve bunun yanisira büyük çiftliklerin niteligini diger bir deyisle büyük çiftliklerin Bati pazarlarina yönlendirilmis olup olmadigini incelemeyi denemektedir. Çalismamizda çifthane ünitesinin olasi kalintilari olarak özellikle toprak ve öküz birimlerini bulduk. Buna ilave olarak Inalcik'in onayladigi üzere büyük çiftliklerin muhafazakar bir karaktere sahip olduklarini ve liberal ekonomik degismenin temsilcileri olarak hareket etmediklerini onaylamaktayiz.
Title of the Thesis: HIGHWAY IMPROVEMENT AND AGRICULTURAL MECHANIZATION: TURKISH HIGH PRIORITY ECONOMIC DEVELOPMENT PROJECTS IN THE FRAMEWORK OF "FREE" WORLD RECOVERY PROGRAMS AND THEIR REPERCUSSIONS.
Presented by :LEYLA SEN
Date of the presentation :June,1997
Ö Z E T
II. Dünya Savasi sonrasi dönem Büyük Ittifakin hizla dagilmasi; iki kutuplu dünya düzenine dogru olan egilimin ivme kazanmasi, gibi büyük degisikliklere neden olmustur. Bu süreçte, özgür dünya ülkenin lideri olarak A.B.D üçlü bir “iyilesme” programi baslatmistir: totalitarizme karsi ilk global tesebbüs olarak Yunan- Türk Yardim Programi; Avrupayi yeniden kendine yeten bir ekonomik güç yapmaya yönelik ortak bir çaba olarak Avrupa Iyilesme Programi ; az gelismis bölgelerin mevcut sartlarini gelistirmeye yönelik Teknik Yardim Programi.
Türkiye bu ortak çabada yer almis ülkelerden birisidir. Diger katilimci ülkelerin (Yunanistan disinda) yeniden yapilanma programlarinin aksine gerikalmis katilimci bir ülke olarak Türkiye kalkinma programlarini benimsemistir. Mevcut durumu tespit eden Amerikali ve Türk politika karar vericileri, “özgür” dünya iyilestirme programinin temel hedeflerine, ve Türkiye’nin dünya ekonomisine entegrasyonuna en fazla hizmet edebilecek programlar olarak karayolu yapimi ve tarimda makinalasmayi öncelikli kalkinma projeleri olarak belirlemislerdir. Ancak çesitli nedenlerden dolayi bu projelerin uygulanmasi etkilenmistir. Bu programlarin , dogrudan ya da dolayli, etkileri Türk toplumunu derinden sarsmistir.
Title of the Thesis: ASPECTS OF THIRTEENTH CENTURY FRANCISCAN EDUCATION WITH SPECIAL REGARD TO THE PROVINCE OF ANGLIA.
Presented by :NESLIHAN ŞENOCAK
Date of the presentation :September, 1997
ONÜÇÜNCÜYÜZYILDA FRANSISKEN EGITIMININ ÖZELLIKLERI
ÖZET
Fransisken tarikatinin onüçüncü yüzyilda geçirdigi hizli degisim iyi bilinir. Tarikat, baslangiçta yoksulluk ve dilencilige yeminli bir grup biraderden olustugu halde, kisa zamanda rahip entellektüeller tarafindan yönetilen, tüm Avrupa'da yaygin bir okullar agina sahip bir organizasyona dönüsmüstür. Bu okullarin en iyi ve en önemli olanlari ortaçagin ünlü üniversitelerine entegre olmus ve bu üniversitelerde pek çok Fransisken ders vermistir. Bu dönüsüm süreci ve bu sürecin dogasi bugün tam olarak anlasilamamistir.
Fransiskenlerin Ingiltere'deki yerlesimi bu dönüsümün semptomlarindan biridir. Tarikat bu bölgedeki faaliyetlerini entellektüel merkezlerde yogunlastirmis ve pek çok okullar kurmustur. Ingiltere yerlesimi ayni zamanda bu dönüsümün ne sekilde gerçeklestigini göstermek açisindan da önemlidir. Erken dönemlerdeki yasal belgelerden anlasildigi kadariyla, okullar ve ögrenciler için konulan kurallar tarikatin organizasyonundaki dinamik özelliklerden biridir.
Zamanla tarikatin baslangiçtaki hedeflerinden uzaklasmasi için, laik üniversite hocalarina ve tarikat içindeki muhalif Fransiskenlere karsi hakli gerekçeler gösterilmesi zorunlu oldu. Yalnizca rahip biraderlere egitim hakki taniyarak, bu gerekçelerden birini formule eden kisi tarikatin baskanlarindan ve bilgin olarak ün yapmis Bonaventura'dir. Ingiliz Fransisken bilginleri de kendilerinin bir sonucu oldugu bu dönüsümü sonuna dek desteklediler.
Title of the Thesis: “CHURCH IN DANGER”: THE VIEWS OF TWO EIGHTEENTH-CENTURY HIGH-CHURCHMEN
Presented by :ÖZLEM ÇAYKENT
Date of the presentation :August, 1997
ÖZET
Bu tez iki Ingiliz Tory Ortodoks-Anglikan din adami (High-churchmen) olan Charles Leslie ve William Jones of Nayland üzerine bir çalismadir. Bunlardan birincisi eserlerini onyedinci yüzyilin sonu ve onsekizinci yüzyilin basinda yazmistir. Temel olarak amaçlari Anglikan doktirininin savunmasidir. Bu ayni zamanda kurumsal kiliseye muhalif fikirlerin ve kilise-devlet iliskisinin eserlerinde onlara çerçeve olmasini belirler. Leslie ve Jones of Nayland geleneksel ortodoks-Anglikan doktirinini paylasmalarina ve kiliseye yönelik bir tehlikenin varligina inanmis olmalarina ragmen, eserlerindeki vurgu farklilik göstermektedir. Leslie kral’in kilisenin iç islerine karismasini temel tehlike olarak görürken, Jones of Nayland özellikle rasyonalistler olmak üzere muhalif düsüncelerin hem kilise hemde devlete olusturduklari tehlikeyi ön plana çikarir.Vurguladiklari konularin degisik olmalarin nedeni yazdiklari dönemlerin politik ve fikirsel atmosferlerinin farkliliginda yatmaktadir.
Title of the Thesis: NOEL BUXTON: PORTRAIT OF A PHILANTROPHIST AS A TURCOPHOBE
Presented by : SANLI BAHADIR KOÇ
Date of the presentation : September, 1997
ÖZET
Ingiltere’de, Balkan milletleri ve Türkler, genellikle Ingiliz iç siyasetinin gerektirdigi rollerle temsil edilirler. Balkan milletleri hakkinda yazanlarin çogunlukla kendi siyasi gündemleri vardir. Batidaki birçok yorumcunun bolgeye bakisi tarafli ve genellikle Türk aleyhtari olmustur. Bu tez, bu tür yaklasimlari, Ingiliz politikaci, Balkan Komitesi’nin kurucusu ve baskani Noel Buxton’in kisiliginde örneklendirmeye çalisacaktir. Buxton’in Osmanli Imparatorlugu’ndaki reform hareketlerine bakisi, Jön Turk devrimine, Balkan Savaslarina, Birinci Dünya Savasina tepkisi, çikmazlari, çeliskileri, ‘prensiplerini pragmatizmle takas edisi,’ Osmanli Imparatorlugu’na tarafli yaklasiminin kökleri, genelde Buxton’in yasadigi geç-Viktorya dönemin siyasi ve kültürel atmosferinde, özelde ise Buxton’in kisisel ve dini geçmisi ile ‘köktenci-muhalif’ akimlarla iliskilerinde aranacaktir.
Title of the Thesis: MUSA KAZIM’S APPROACH TO ATTEMPTS AT THE WESTERNIZATION OF THE OTTOMAN EMPIRE BEFORE AND DURING THE SECOND CONSTITUTIONAL PERIOD.
Presented by :FERYAL TANSUG
Date of the presentation :September, 1997
OSMANLI'DA IKINCII MESRUTIYET DÖNEMINDEKI BATILILASMA HAREKETLERINE MUSA KAZIM'IN YAKLASIMI
ÖZET
Musa Kazim Efendi Ikinci Mesrutiyet döneminde (1908-1919) alti defa Seyh ül islamlik makamina gelmis, Ittihat ve Terakki Cemiyetinin kurmus oldugu ilim komitesinde de yer almistir (Meclis-i Kebir-i Ilmi). 1895 ve 1918 yillari arasinda çesitli gazete ve dergilerde (Sirat-i Müstakim, Tercüman-i Hakikat, Islam Mecmuasi, vb.) yazilari yayinlanmistir. Ittihat ve Terakki Cemiyeti'nin Sehzadebasi kulubünde düzenledigi konferanslarda bulunmustur. Bu konferanslardaki konusmalari Mevaiz-i Diniyye ( iki cilt) adi altinda yayinlanan kitapta yer almaktadir. 1893 ve 1908 yillari arasinda bir medrese hocasi olarak Islamci modernlesme düsüncesini temsil eden ve 1860'larin Genç Osmalilarinin düsünceleriyle ayni çizgide yazilar yazmistir. Bu yazilarinda Islam dininin medeniyetin ve ilerlemenin kaynagi oldugunu göstermeye çalismistir. Osmanli Imparatorlugu'nda reform yapabilmek için Bati'nin maddi degerlerinden faydalanmak gerektigine inanmis ancak bunun kaynaginin Islam dini oldugu görüsünü savunmustur. Musa Kazim Efendi Islamci modernlesme görüsünü temsil eden liberal bir Islamci düsünür olmasina ragmen, kadin konusundaki yazilarinda ondaki muhafazakar yani görmek mümkün olmaktadir.
Ikinci Mesrutiyet ilan edildikden ve Ittihat ve Terakki Cemiyeti üyesi oldukdan sonra, dönemin politik atmosferine uygun olarak, yazilarinin konulari ve içerikleri degismeye baslamistir. Baslangiçta, Ittihatçilar Islam dinini ilerlemeye bir engel olarak görmüsler ve sert bir tavir almislardir. Ancak daha sonraki politik ve toplumsal gelismeler karsisinda Islam'in sosyal fonksiyonlarinindan faydalanip halkla ve islamci çevrelerle iyi iliskiler kurmak yolunu tercih etmislerdir. Aslinda, halki reformlara ve mesrutiyetin mesruluguna (dini anlamda) inandirmanin baska yolu olmadigini kavramislardi. Musa Kazim Efendi'nin Ikinci Mesrutiyet dönemindeki yazilarinda Islam'i reformlar ve ilerleme için asil kaynak olarak göstermeye devam ediyor ancak bunu yaparken Ittihatçilarin reform girisimlerini Islami çerçeve içerisinde rasyonalize etmege çailsiyordu. Musa Kazim Efendi'nin seyh ül islam olarak yeni sistem içerisinde edindigi yer, bize ulema sinifininda mesrutiyet rejimi içerisinde yer alip etkinlikde bulunabilecegini göstermektedir. Fakat, yeni sistem içerisinde bu sekilde var olmak Islamcilarin amaçlarina ve görüslerine uygun düsüyor muydu sorusu tartisilabilir.
Title of the Thesis: REFLECTIONS OF THE ÇIFT-HANE SYSTEM IN MEDIEVAL BOSNIA AND SERBIA
Presented by :YORK NORMAN
Date of the presentation :MARCH, 1997
ÖZET
Bu tezin temel konusu çift-hanenin tarihsel sürekliligidir-kirsal Osmanli sosyo-ekonomik yapisinin en temel ünitesi olan aile köylü çiftligi Profesör Halil Inalcik tarafindan kesfedilmistir. Inalcik’in teorisi ve tanimlamalari ile ilgili incelemeden sonra, tez, bu sistemin tarihsel öncülleri olan imparotorluk sinirlari içerisindeki Balkanli iki ulus Sirbistan ve Bosna’yi arastirmayi deneyecektir. Ciro Truhelka etkili eseri baslangic noktasi olarak gözönünde bulundurulacaktir. Truhelka, içinde bulundugumuz yüzyilin baslarinda Sirbistan ve Bosna’da tarimsal ekonomik yapi hakkinda devam eden pek çok mitler yaratti.
Daha sonra Sirbistan konusu içerisinde Georgije Ostrogoski ve Dusanka Bojanic’in yakin dönemdeki pek çok önemli çalismalarini kullanarak su sonuca ulasmaktayiz: Fetihten önce Sirbistan Imparatoru Stefan Dusan’in hükümdarligi zamaninda Sirbistan’da çift-hane gibi bir rejim vardi. Çift-hane rejimi merkezi otoritenin ve Bizans’in kolonizasyon etkisinin bir sonucu olarak belirdi.
Bununla birlikte Bosna’da benzer bir öncül bulunamadi. Imparator Stefan Dusan’in disinda olusan Bosna asla güçlü merkezi kontrolün altina girmedigi gibi Bizans tarafindan da büyük ölçüde etkilenmedi. Sadece Osmanlilar’in hükümranligi altinda çift-hane sistemi empoze edildi. Bununla beraber çift-hane Bosna’da devam eden fonksiyonel bir süreklilik gerçeklestirildi. Çift-hane kirsal bir kolonizasyon metodu olarak kaldi
|

